Keine direkten Treffer gefunden für: jemanden

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: jemanden

Deutsch Türkisch
jemanden auf die Knie bringen {v} birine diz çöktürmek
jemanden fest im Griff haben {v} birinin hakkında kontrol sahibi olmak
jemanden seiner Freiheit berauben {v} birinin özgürlüğünü kısıtlamak
jemanden freundlich aufnehmen {v} birini dostça kabul etmek
jemanden mit seinen Blicken verschlingen {v} birini bakışlarıyla yutmak
jemanden mit seinen Blicken zerfleischen {v} birini bakışlarıyla parçalamak
jemanden die Pest an den Hals wünschen [Verkehr] ah etmek
jemanden,etwas empfehlen {v} birine, bir şeye referans olmak
jemanden,etwas empfehlen {v} birini, bir şeyi tavsiye etmek
jemanden (irgendwohin) abschieben {v} {ugs.} birini kovmak
jemanden (gut) leiden können {v} birinden hoşlanmak
jemanden, etwas anglotzen {v} {ugs.} birini, bir şeyi dikizlemek
jemanden, etwas ausbaden müssen {v} birine, bir şeye katlanmak
jemanden, etwas herunterputzen {v} {ugs.} birini, bir şeyi kritize etmek
jemanden, etwas höhnisch angrinsen {v} birine, bir şeye küҫümseyerek bakmak
jemanden, etwas in die Finger bekommen, kriegen {v} {ugs.} birini, bir şeyi yakalamak
jemanden, etwas in eine andere Richtung lenken {v} birini, bir şeyi başka tarafa yöneltmek
jemanden, etwas irgendwohin bringen {v} birini, bir şeyi bir yere götürmek
jemanden, etwas loslassen {v} birini, bir şeyi serbest bıraklak
jemanden, etwas lästern {v} birini, bir şeyi kötülemek
jemanden, etwas missbrauchen {v} birini, bir şeyi kötüye kullanmak
jemanden, etwas nicht verknusen können {v} {ugs.} birinden, bir şeyden hazetmemek
jemanden, etwas schonungslos zerreißen {v} [Kritik] birini, bir şeyi acımasızca kritize etmek
jemanden, etwas schwächen {v} birini, bir şeyi zayıflatmak
jemanden, etwas tolerieren {v} birini, bir şeyi tolere etmek
jemanden, etwas totfahren {v} birini, bir şeyi ciğneyerek öldürmek
jemanden, etwas unter die Lupe nehmen {v} [= beobachten] birini, bir şeyi incelemek
jemanden, etwas unterstützen {v} birini, bir şeyi desteklemek
jemanden, etwas verhohnepiepeln {v} {ugs.} birini, bir şeyi alaya almak
jemanden, etwas vor etwas bewahren {v} birini, bir şeyi bir şeyden korumak
jemanden, etwas wegschließen {v} birini, bir şeyi kilitlemek
jemanden, etwas werben {v} birinin, bir şeyin reklamını yapmak
jemanden, etwas wieder hinkriegen {v} {ugs.} birini, bir şeyi tekrar düzeltmek
jemanden, etwas wohlwollend betrachten {v} birini, bir şeyi iyi niyetle değerlendirmek
jemanden, etwas wütend anstarren {v} birini, bir şeyi öfkeyle dikizlemek
jemanden, etwas überfahren {v} birinin, bir şeyi taşıtla üzerinden geҫmek
jemanden abblitzen lassen {v} [ugs.: Korb] birinin arkadaşlık teklifini reddetmek
jemanden abblitzen lassen {v} {ugs.} geri çevirmek
jemanden abblitzen lassen {v} {ugs.} reddetmek
jemanden abblocken {v} birini bloke etmek
jemanden abbringen von {v} birini …den, dan vazgeҫirmek
jemanden abchecken {v} {ugs.} birini sınamak
jemanden abfangen {v} birini yakalamak
jemanden abfinden {v} birine tazminat ödemek
jemanden abfragen {v} [abhören] birini sorguya ҫekmek
jemanden abfragen {v} [Schule] birine soru sormak
jemanden abfrühstücken {ugs.} birini bitirmek
jemanden abführen {v} birini götürmek
jemanden abgrundtief hassen {v} birinden son derece nefret etmek
jemanden abhalten von {v} birini …den,…dan alıkoymak
jemanden abholen {v} birini alıp gelmek
abfällig sprechen über jemanden başkası üzerinden ağılayıcı konuşmak
Angst haben um jemanden {v} birini merak etmek
Angst haben um jemanden {v} endişe duymak
Angst haben um jemanden {v} endişe etmek
Angst haben um jemanden {v} biri hakkında kaygılanmak
Anschlag auf jemanden {sub} {m} birine suikast
antreiben etwas,jemanden {v} bir şeyi,birini teşvik etmek
Attentat auf jemanden {sub} {n} birine saldırı
auf jemanden [antreffen] birine (rastlamak)
auf jemanden [antreffen] birini (karşılamak)
Ärger auf jemanden {sub} {m} birine kızma
besser spielen als jemanden birinden daha iyi oynamak
Brief an jemanden [ein~] birine mektup
bürgen für jemanden birine kefil olmak
ehrlich sein mit jemanden birine karşı dürüst olmak
eifern gegen jemanden şiddetle karşı koymak
eifersüchtig sein auf jemanden birini kıskanmak
eifersüchtig wachen über jemanden birini birinden kıskanmak
eine Kampagne gegen jemanden birine karşı kampanya
Einfluss haben auf jemanden birine karşı nüfuzu olmak
Einfluss nehmen auf jemanden [im Auftrage Dritter] birinin üzerinde nüfuzunu kullanmak
er,sie pflegt umsorgt jemanden birinin bakımı ile ilgileniyor
etwas dauert jemanden [geh.: jemand bedauert etwas] biri bir şeye pişman oluyor
etwas erwischt jemanden {v} birinin başına bir şey gelmesi
etwas formt jemanden bir şeyi bi kişiyi yönlendirmesi
etwas formt jemanden birinin olumlu yönde etkilemesi
0.004s