1 direkte Treffer gefunden für: birine

Deutsch Türkisch
einem birine

55 indirekte Treffer gefunden für: birine

Deutsch Türkisch
Abneigung einflößen birine antipatı göstermek
das Abraten {sub} {n} birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etme
abraten {v} [jemandem etwas ~] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını önermek
Abschied nehmen von jemandem birine veda etmek
Abstand zu jemandem halten {v} birine mesafeli durmak
abtrumpfen {v} [trumpfte ab, hat abgetrumpft] birine üstün gelmek
achten auf jemandem {v} birine göz kulak olmak
achtgeben auf {v} birine dikkat etmek
am längeren Hebel sitzen {v} birine karşı avantajlı olmak
an eine Person glauben {v} birine inanmak
an jemandem freveln {v} birine karşı cürüm işlemek
an jemandem irrewerden {v} birine güveni kalmamak
an jemandem partizipieren {v} birine ortak olmak
an jemandem Verrat begehen birine ihanet etmek
an jemanden amtliche Zustellungen vornehmen {v} birine resmi bir evrakı teslim etmek
an jemanden appellieren {v} birine seslenmek
an jemanden ausgeliehen sein {v} birine ödünç vermek
an jemanden einen Auftrag vergeben {v} birine bir sipariş vermek
an jemanden einen Auftrag vergeben {v} birine bir ihale vermek
an jemanden Geld abdrücken {v} {ugs.} birine para ödemek
an jemanden geraten {v} birine rastlamak
an jemanden glauben {v} birine inanmak
an jemanden heranschleichen {v} birine yaklaşmak
an jemanden herantreten {v} birine başvurmak
an jemanden hängen {v} birine bağlı olmak
an jemanden senden {v} birine göndermek
an jemanden verkaufen {v} birine satmak
an jemanden verpachten {v} birine kiralamak
an jemanden verweisen {v} birine havale etmek
an jemanden verwiesen werden {v} birine havale edilmek
an jemanden weiterleiten {v} birine havale etmek
an jemanden zurück verweisen {v} birine geri göndermek
anbefehlen {v} [befehlte an, hat anbefehlt] birine tavsiye etmek
anbezahlen {v} [biederte, hat angebiedert] birine sokulmak
anbiedern, sich {v} birine sokulmak
die Anbiederung {sub} {f} birine sokulma
anbrüllen {v} [Jemanden] birine bağırıp çağırmak
anbrüllen {v} [Jemanden] birine hiddetle bağırmak
andrängen {v} birine sokulmak
anfragen {v} [bei jemandem ~] birine baş vurmak
anfragen {v} [bei jemandem ~] birine müracaat etmek
angehen {v} [ging an, ist angegangen] birine veya bir şeye karşı savaşmak
angewiesen {adj} [auf jemanden, etwas ~ sein] birine,bir şeye bağlı olmak
angewiesen {v} birine, bir şeye bağlı
angewiesen sein {v} birine, bir şeye bağlı olmak
angewiesen sein auf birine bağlı olmak
angewiesen sein auf birine muhtaç olmak
angewiesen sein auf birine veya bir şeye bağlı olmak
angewiesen sein auf birine veya bir şeye muhtaç olmak
einander [Pronomen] birbirine
sich [Pronomen: Dativ] birbirine
sonst wem herhangi birine
zueinander {adv} birbirine
0.002s