11 direkte Treffer gefunden für: bir


77 indirekte Treffer gefunden für: bir

Deutsch Türkisch
der Abandon {sub} {m} bırakma
abandonnieren {v} [abandonnierte, hat abandonniert] bırakmak
die Abandonnierung {sub} {f} bırakma
das Abandonrecht {sub} {n} bırakma hakkı
der Abandonrevers {sub} {m} bırakma beyannamesi
die Abart {sub} {f} bir başka çeşit
abbauen {v} [Vorurteile] bırakmak
abbefehlen {v} bir kişiyi emirle çağırmak
abbeißen {v} bir parçasını ısırarak koparmak
abbekommen {v} [abkriegen] bir şeyden payını almak
abbohren {v} [bohrte ab, hat abgebohrt] bir boydan bir boya delik delmek
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] bırakmak
der Abbruch {sub} {m} bırakma
die Abendmahlsgemeinschaft {sub} {f} birlikte akşam yemeği
Abenteuer für eine Nacht {sub} {n} bir geceliğine macera
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir daha
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir kere daha
abfahren lassen bir araçla bir yeri baştan sona dolaşmak
Abfahrt eines Schiffes {sub} {f} bir geminin kalkışı
Abfall von einem Amt {sub} {m} bir görevden ayrılmak
die Abfallstoff {sub} {f} [Med.] bir maddede kalan miktar
abfinden {v} [sich mit etwas ~] bir şeye katlanmak
Abfindung bei Beendigung eines Arbeitverhältnisses {sub} {f} bir işten çıkarma durumunda tazminat verme
abfordern {v} [forderte ab, hat abgefordert] birisinden bir şey istemek
abgeben {v} [gab ab, hat abgegeben] bırakmak
abgegeben bırakılan
abgegrenzt birbirinden ayrı
abgegrenzte Zinsen und Mieten {sub} {pl} birbirinden ayrı faiz ve kiralar
abgekoppelt birbirinden ayırmak
abgelagerte Bildungen {sub} {pl} biriken oluşumlar
abgelagerter Staub {sub} {m} biriken toz
abgelegt bir yere koymuş
abgelöst birinin işini yada görevini devralmış
abgeneigt {adj} [einer Sache ~ sein] bir şeye karşı olmak
abgesehen von einigen kleineren Fehlern birkaç küçük hata haricinde
abgestimmt, untereinander- birbirine uydurulmuş-
abgestorbener Teil eines Organs {sub} {m} bir organın ölü parçası
abgewinnen {v} [gewann ab, hat abgewonnen] birisinden bir şey almak
der Abgleich {sub} {m} birleştirme
abgleichen {v} [glich ab, hat abgeglichen] birleştirmek
die Abgleichung {sub} {f} birleştirme
Abgleichung auf Paarigkeit {sub} {f} birleştirme dengelemesi
Abgötterei treiben {v} bir kişiye kulluk etme
abhalten {v} [hielt ab, hat abgehalten] birisini bir şeyden alıkoymak
abhalten {v} [jemanden von der Arbeit ~] birini işinden alıkoymak
Abhaltung einer Sitzung {sub} {f} birleşim gerçekleştirme
abhandeln {v} [Thema] bir konuyu incelemek
abhandenmachen {v} birisinden bir şey almak
Abhandlung über {sub} {f} bir şey üzerine yazı
Abhebung einer Teilsumme {sub} {f} bir miktar para çekme
Abhilfe leisten {v} bir şeye çare bulmak
das Achtel {sub} {n} sekizde bir
das Achtzigstel {sub} {n} seksende bir
die Agentin {sub} {f} [weiblich] muhabir
die Algebra {sub} {f} cebir
alle acht Tage her sekiz günde bir
alle drei Jahre üç yılda bir
alle drei Jahre stattfindend üç yılda bir
alle drei Monate üç ayda bir
alle drei Tage üç günde bir
alle fünf Jahre her beş yılda bir
alle fünf Tage beş günde bir
alle halbe Stunde her yarım saate bir
alle Jubeljahre kırk yılda bir
alle paar Stunden birkaç saatte bir
alle paar tage her birkaç günde bir
alle sechs Monate her altı ayda bir
alle vier Minuten her dört dakikada bir
alle vier Tage her dört günde bir
alle vierzehn Tage her ondört günde bir
alle zwei bis drei Jahre her bir iki senede bir
alle 2 Jahre her iki yılda bir
alle 4 Jahre her dört yılda bir
alle zwei Monate her iki ayda bir
alle zwei Tage her iki günde bir
alle zwei Tage iki günde bir
alle zwei Wochen her iki haftada bir
0.005s