16 direkte Treffer gefunden für: iyi


77 indirekte Treffer gefunden für: iyi

Deutsch Türkisch
abgeheiltes Geschwür {sub} {n} iyileşmiş çıban
abgewirtschaftet iyi idare edememiş
das Abheben {sub} {n} [sich] iyice belirme
abheben {v} [sich ~] iyice belirmek
abheilen {v} iyileşmek
abheilend {adj} iyileşen
abheilend {adj} iyileştiren
die Abheilung {sub} {f} iyileşme
die Abheilungstendenz {sub} {f} iyileşme eğilimi
abhelfend {adj} iyileştiren
die Abhelfende {sub} {f} iyileştiren
der Abhelfender {sub} {m} iyileştiren
abhold sein {v} [jemandem, einer Sache abgeneigt sein] iyi gözle bakmamak
abmeiern {v} [meierte ab, hat abgemeiert] iyilikten uzaklaştırmak
Abschneiden, gut~ {sub} {n} iyi sonuç elde etmeç
Abteilung für Rekonvaleszenten {sub} {f} iyileşmeye başlayan hastalar bölümü
abzeichnen {v} [sich] iyice belirmek
das Adenoepitheliom {sub} {n} iyi huylu bez ve epitel dokusu karışık tümörü
das adenomatös {sub} {n} iyi huylu beze tümörü
das Adenovirus {sub} {n} iyi veya kötü huylu beze virusu
das Akanthom {sub} {n} iyi huylu nasır tümörü
das Alastrim {sub} {n} iyi huylu çiçek hastalığı
der Alfuzosin {sub} {m} [Alpharezeptorenblocker] iyi huylu protat büyümesinde kullanılan ilaç
als gut beurteilen {v} iyi olarak değerlendirmek
als guter Kollege iyi arkadaş olarak
also gut iyi madem
Amüsier dich! iyi eğlenceler!
an den Bettelstab kommen {v} iyice fakirleşmek
an einer Krankheit laborieren {v} iyileşmek için çok çekmek
anerkennend {adj} iyilikbilir
angebracht sein {v} iyi durmak
angegossen {adj} iyi tutturulmuş
angegossener Flansch {sub} {m} iyi tutturulmuş flanş
Angenehme Nachtruhe! iyi uykular!
angenehme Reise! iyi seyahatlar!
angenehme Ruhe! iyi istirahatler
angenehme Ruhe! iyi uykular!
angenehme Seite {sub} {f} iyi taraf
angenehmer Charakter {sub} {m} iyi huy
angenehmer Charakter {sub} {m} iyi karekter
angenehmer Schüler {sub} {m} iyi öğrenci
angenehmer Wechsel {sub} {m} iyi değişim
angenehmes Gefühl {sub} {n} iyi his
angenehmes Gefühl {sub} {n} iyi duygu
angenehmes Klima {sub} {n} iyi atmosfer
Angst vor guten Nachrichten {sub} {f} iyi haberlerden korku
anheilen {v} [Med.: heilte an, hat angeheilt] iyileşmek
ankommen {v} [kam an, ist angekommen] iyi veya kötü karşılanmak
anliegend {adj} iyi oturmuş
die Annehmlichkeit {sub} {f} iyilik
anpassend {adj} iyi alıştırılmış
der Abendtau {sub} {m} akşam çiyi
akademischen [den] akademiyi
allerbest en iyi
allerbeste {adj} en iyi
allerbeste,allerbester,allerbestes en iyi
allerbester {adj} en iyi
allererst {adj} hepsinden iyi
also gut o zaman iyi
am besten en iyi
der Anschlag {sub} {m} kıyı
arbeitnehmerfreundlich {adj} işçiler için iyi
Auftragslage ist gut {sub} {f} sipariş durumu iyi
ausgesprochen gut oldukça iyi
außergewöhnlich gut olağanüstü iyi
außerordentlich gut olağanüstü iyi
die Badschmelze {sub} {f} banyo eriğiyi
beide sind gut ikiside iyi
besonders gut {adj} oldukça iyi
besonders gut {adj} son derece iyi
besser {adv} daha iyi
Besser allein als in schlechter Gesellschaft kötü toplumda olmaktan, yalnızlık daha iyi
besser als …den daha iyi
besser als alle anderen ötekilerin hepsinden daha iyi
besser als bevor öncesinden daha iyi
besser als das Muster örneğinden daha iyi
besser als die anderen başkalarından daha iyi
0.006s