Keine direkten Treffer gefunden für: birinin

Deutsch Türkisch

51 indirekte Treffer gefunden für: birinin

Deutsch Türkisch
abgelöst birinin işini yada görevini devralmış
abhärmen {v} birinin başının etini yemek
abhärmen, sich {v} birinin başınan etini yemek
das Abhören {sub} {n} birinin bilgisini dinleme
abhören {v} birinin bilgisini dinlemek
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine aldanmak
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine inanmak
abpassen {v} birinin yolunu beklemek
Absichten auf jemanden haben {sub} {pl} birinin üzerine planları olmak
abtrotzen {v} birinin direncine karşı elde etmek
alles an jemandem lieben {v} birinin her şeyini/her halini sevmek
als Verteidiger für jemanden auftreten birinin savunucusu olarak çıkmak
als Verteidiger für jemanden erscheinen birinin savunucusu olarak bulunmak
als Vertretung für jemanden dienen {v} birinin temsilcisi olarak görev yapmak
an jemandem dranbleiben {v} birinin peşinden ayrılmamak
an jemandem vorbeigehen {v} birinin önünden yürüyerek geçip gitmek
an jemandem vorbeihasten {v} birinin önünden aceleyle geçip gitmek
an jemandem vorbeikommen {v} birinin önünden geçip gitmek
an jemandem vorbeilaufen {v} birinin yanından geçmek
an jemandes Ehre appellieren {v} birinin namusuna hitap etmek
an jemandes Seite rücken {v} birinin yanına geçmek
an jemandes Stelle handeln {v} birinin yerine pazarlık etmek
an jemandes Stelle sein {v} birinin yerinde olmak
an jemandes Stelle sitzen {v} birinin yerinde oturmak
an jemandes Stuhl sägen {v} birinin makamıyla oynamak
an Stelle von jemandem kommen birinin yerine geçmek
die Anbändelei {sub} {f} birinin peşine takılma
anbändeln {v} [bändelte an, hat angebändelt] birinin peşine takılmak
andere Saiten aufziehen {v} birinin anlayacağı dilde konuşmak
angehören {v} birinin malı olmak
angreifen {v} [griff an, hat angegriffen] birinin üzerine atlamak
Angriff auf jemandesLeben {sub} {m} birinin canına kasıt
anhauchen {v} [salopp] birinin hatasını söylemek
anheim fallen {v} birinin eline geçmek
anheimfallen {v} [Juristisch] birinin kullanma yetkisine girmek
anhusten {v} birinin yüzüne doğru öksürmek
anklagen {v} [Rechtswissenschaft] birinin aleyhine dava açmak
anklopfen {v} {ugs.} birinin fikrini almak
anknurren {v} [ugs.: knurrte an, hat angeknurrt] birinin üzerine yürümek
annehmen, dass jemand kommen wird birinin geleceğini tahmin etmek
Anschlag auf jemandes Leben {sub} {m} birinin canına suikast
anspritzen {v} birinin üzerine fışkırtmak
anstelle einer anderen Person handeln {v} birinin yerine pazarlık etmek
arbeiten {v} [bei Jemanden~] birinin yanında çalışmak
auf die Initiative von jemandem birinin inisiyatifi üzerine
auf die Ehre einer Person fluchen birinin namusuna sövmek
auf die Ehre einer Person fluchen birinin ırzına sövmek
auf etwas Einfluss haben {v} birinin bir şeyi yapmasında payı olmak
auf etwas Einfluss haben {v} birinin bir şeyi yapmasında rolü olmak
auf etwas Einfluss haben {v} birinin bir şeyi yapmasında tesiri olmak
auf jemanden ankommen birinin davranışına bağlı olmak
0.002s