Suchen Sie einen professionelle/n Deutsch-Türkisch bzw. Türkisch-Deutsch Übersetzer/in bzw. Dolmetscher/in? Finden Sie jetzt Ihren Sprachdienstleister/in im Beluka Übersetzer- und Dolmetscher-Verzeichnis.

Sind Sie Übersetzer/in bzw. Dolmetscher/in? Kostenloses Inserat erstellen

Almanca`dan Türkçe`ye, Türkçe`den Almanca`ya yazılı ve sözlü tercüme yapan uzman Çevirmen`mi arıyorsunuz? Tercüme hizmetleri veren kişiyi, Beluka`nın Çevirmen listesinde hemen bulabilirsiniz.

Yazılı veya sözlü tercümanmısınız? Ücretsiz ilan ver

4 direkte Treffer gefunden für: biri

Deutsch Türkisch
ein [Pronomen] biri
der Einer {sub} {m} biri
jemand biri
jemand biri

77 indirekte Treffer gefunden für: biri

Deutsch Türkisch
abfordern {v} [forderte ab, hat abgefordert] birinden bir şey istemek
abgelagerte Bildungen {sub} {pl} biriken oluşumlar
abgelagerter Staub {sub} {m} biriken toz
abgelöst birinin işini yada görevini devralmış
abgewinnen {v} [gewann ab, hat abgewonnen] birinden bir şey almak
abhalten {v} [hielt ab, hat abgehalten] birini bir şeyden alıkoymak
abhalten {v} [jemanden von der Arbeit ~] birini işinden alıkoymak
abhandenmachen {v} birinden bir şey almak
abhold sein {v} [jemandem, einer Sache abgeneigt sein] birini veya bir şeyi çekememek
abholen {v} [jemanden ~ lassen] birini karşılatmak
abhängen {v} {ugs.} birini atlatmak
abhärmen {v} birinin başının etini yemek
abhärmen, sich {v} birinin başınan etini yemek
das Abhören {sub} {n} birinin bilgisini dinleme
abhören {v} birinin bilgisini dinlemek
abkapiteln {v} [kapitelte ab, hat abkapitelt] birini azarlamak
abkapiteln {v} [kapitelte ab, hat abkapitelt] birini fırçalamak
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine aldanmak
abkaufen {v} [glauben: kaufte ab, hat abgekauft] birinin söylediğine inanmak
abkaufen {v} [jemandem etwas abkaufen: kaufte ab, hat abgekauft] birinden bir şeyi satın almak
die Ablagerungen {sub} {pl} birikimler
der Ablageschacht {sub} {m} birikim kuyusu
ablocken {v} [lockte ab, hat abgelockt] birini kandırarak elde etmek
Abneigung einflößen birine antipatı göstermek
abordnen {v} [ordnete ab, hat abgeordnet] birini bir görevle yollamak
abordnend {adj} birini bir göreve yollayan
abordnend {adj} birini bir işe tayin eden
abpassen {v} birinin yolunu beklemek
das Abraten {sub} {n} birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etme
abraten {v} [jemandem etwas ~] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını tavsiye etmek
abraten {v} [ratete ab, hat abgeraten] birine bir şeyi yapmamasını önermek
abrechnen {v} [mit jemanden ~] biriyle hesaplaşmak
abrechnen {v} [sich rächen] birinden intikam almak
abscheu haben {v} birinden nefret etmek
Abscheu vor etwas oder von jemandem haben birinden veya bir şeyden nefret etmek
Abschied nehmen von jemandem birine veda etmek
Abschmelzgeschwindigkeit aus dem Kerndrahtgewicht {sub} {f} birim zamanda eriyen elektrik telinin ağırlığı
Abschreibung von stillen Reserven {sub} {f} birikimlerin amortismanı
die Abschreibungsreserve {sub} {f} birikmiş amortisman
absetzen {v} [setzte ab, hat abgesetzt] birini bir yerde bırakmak
Absichten auf jemanden haben {sub} {pl} birinin üzerine planları olmak
absitzen {v} [saß ab, hat abgesessen] birinden uzakta oturmak
absparen {v} [sparte ab, hat abgespart] biriktirmek
absparend {adj} biriktiren
Abstand zu jemandem halten {v} birine mesafeli durmak
abstatten {v} [jemandem einen Besuch ~] birini ziyaret etmek
abstellen [beordern] birini görevlendirmek
die Abstraktionszahl {sub} {f} birimlerinin türü anlatılmamış sayı
abstrapazieren {v} birini fazla çalıştırarak yormak
abtrotzen {v} birinin direncine karşı elde etmek
das Achterl {sub} {n} [österr.] litrenin sekizde biri
die Achtgrößte {sub} {f} sekiz büyükten biri
das Adenin {sub} {n} DNA‚nın dört tamamlayıcı temel bazından biri
die Akropathie {sub} {f} el ve ayaklardaki rahatsızlık tabiri
allein erziehender Elternteil {sub} {m} yalnız büyüten ebeveynlerden biri
alleinerziehender Elternteil {sub} {m} yalnız yetiştiren ebeveynlerden biri
allgemeine Vorsichtsmaßnahme {sub} {f} genel emniyet tedbiri
alter Fuchs {sub} {m} tecrübeli biri
die Altersvorsorge {sub} {f} yaşlılık tedbiri
die Amokläuferin {sub} {f} [weiblich] cinnet geçiren biri
die Anschlussbezeichnung {sub} {f} bağlantı tabiri
der Archon {sub} {m} eski Yunan‚da en yüksek 9 memurdan biri
der Archont {sub} {m} eski Yunan‚da en yüksek 9 memurdan biri
das Armorika {sub} {n} [antike Bez. für die Bretagne] Britagnenin eski tabiri
die Artikelbezeichnung {sub} {f} eşya tabiri
das Artischockenviertel {sub} {n} enginarın dörtte biri
der Atombegriff {sub} {m} atom tabiri
die Aufgabenbezeichnung {sub} {f} görev tabiri
die Auftragsbezeichnung {sub} {f} sipariş tabiri
Ausgeflippter [ein~] çok sinirli biri
der Auslandskorrespondent {sub} {m} yurtdışı muhabiri
die Auslandskorrespondentin {sub} {f} [weiblich] yurtdışı muhabiri
die Aussprachebezeichnung {sub} {f} telaffuz tabiri
die Auswahlbeschreibung {sub} {f} seçim tabiri
à [aus dem Französischen] her biri
der Band {sub} {m} [Buch] seri kitaplardan her biri
0.004s