3 direkte Treffer gefunden für: hiçbir


51 indirekte Treffer gefunden für: hiçbir

Deutsch Türkisch
absolut nichts hiçbir şey
ahnungsloser Strohmann {sub} {m} hiçbir şeyden haberi olmayan kullanılan kişi
als ob nichts geschehen wäre hiçbir şey olmamış gibisine
an allem nörgeln hiçbir şeyden hoşlanmamak
an keiner Stelle hiçbir yerde
die Ataraxie {sub} {f} [Med.] hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği
auf gar keinen Fall hiçbir şekilde
auf keine Weise hiçbir şekilde
Auf keinem System wird eine Änderung ausgeführt hiçbir sistemde değişiklik yapılmayacak
auf keinen Fall hiçbir suretle
auf keinen Fall hiçbir şekilde
auf keinen Widerstand stoßen hiçbir dirençle karşılaşmamak
auf keiner Karte eingezeichnet hiçbir karta çizili değil
auf keiner Karte verzeichnet hiçbir karta çizili değil
auf keiner Landkarte verzeichnet hiçbir haritada çizili değil
auf keiner Weise hiçbir şekilde
auf keinerlei Weise hiçbir surette
auf nichts hinauslaufen hiçbir şey getirmez
auf unschuldig machen {v} [unschuldig tun] hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi davranmak
aus keinem Grunde hiçbir sebepten
bei weitem nicht hiçbir şekilde
bemäkeln {v} [bemäkelte, hat bemäkelt] hiçbir şeyi beğenmemek
bis zum Sankt Nimmerleinstag hiçbir tarihte
Da komme ich nicht mehr mit! hiçbir şey anlamıyorum
dem steht nichts im Wege hiçbir engel yok
der Königssohn, der sich vor nichts fürchtete hiçbir şeyden korkmayan Kral oğlu
durch nichts hiçbir türlü
durchaus nicht hiçbir suretle
ein Nichts {ugs.} hiçbir şey
ein Niemand {sub} {m} hiçbiri
ein Versager sein hiçbir işi beceremeyen biri
eine Niete sein {ugs.} hiçbir becerisi olmamak
eine saubere Weste haben {v} hiçbir suça karışmamış olmak
einen Scheiß über etwas wissen {v} [vulg.] hiçbir şey bilmemek
er hatte von Tuten und Blasen keine Ahnung hiçbir şey bilmiyordu
er hält nirgends lange aus hiçbir yerde uzun zaman sabretmiyor
er sagte überhaupt nichts hiçbir şey söylemedi
er schreckt vor nichts zurück hiçbir şeyden çekinmiyor
er stand vor dem Nichts hiçbir şeyi kalmamıştı
es an nichts fehlen lassen hiçbir şeyi eksik etmemek
es ist wie verhext {ugs.} hiçbir şey düzgün yürümüyor
es ist zu nichts gut hiçbir işe yaramaz
es mangelte ihm an nichts hiçbir noksanı yoktu
Es spottet jeder Beschreibung hiçbir şekilde tarif edilemiyecek kadar inanılmaz
es wird nichts passieren hiçbir şey olmıyacak
es wird nichts so heiß gegessen, wie es gekocht wird hiçbir şey göründüğü gibi kötü olmaz
es wurde nichts daraus hiçbir şey olmadı
faulenzen {v} hiçbir şey yapmamak
frei von jedem Schaden hiçbir hasar yok
für nichts taugen {v} hiçbir şeye yaramamak
ganz und gar nicht hiçbir surette
0.002s