13 direkte Treffer gefunden für: Kaza


77 indirekte Treffer gefunden für: Kaza

Deutsch Türkisch
Abflachen der Ertragskurve {sub} {n} kazanç düzeyinin azalması
abgesehen von Unfällen kazalar haricinde
Absicherung der Rendite {sub} {f} kazançları emniyete alma
absolvieren [Prüfung] kazanmak
abtragen {v} [trug ab, hat abgetragen] kazanç sağlamak
abverdienen {v} kazanılan paranın bir kısmını biriktirmek
der Abwurf {sub} {m} [Handel] kazanç
akquirieren {v} [erwerben] kazanmak
die Akquirierung {sub} {f} kazanma
die Akquise {sub} {f} kazanç
der Akquiseerfolg {sub} {m} kazanç başarısı
die Akquisevorgänge {sub} {pl} kazanım olayları
die Akquisition {sub} {f} kazanç
Akquisitions kazanç
Akte des Unfalls {sub} {f} kaza dosyası
Aktien mit Rendite {sub} {pl} kazançlı hisse senetleri
aktive Handelsbilanz {sub} {f} kazançlı bilanço
Aktivierung von Gewinnen {sub} {f} kazançları etkinleştirme
das Akzessionsjournal {sub} {n} kazanım defteri
Alleinanspruch auf den Gewinn {sub} {m} kazançta yalnız hak talebi
als Folge des Unfalls kazanın sonucu olarak
als Gewinn kazanç olarak
am Gewinn beteiligend {adj} kazanca ortak olan
am Gewinn beteiligt sein {v} kazanca ortak olmak
am Gewinn beteiligte Obligationen {sub} {pl} kazanca ortak olan tahviller
am Gewinn beteiligte Police {sub} {f} kazanca ortak olan poliçe
am Sieg zweifeln kazanmadan şüphelenmek
der Amtsbezirk {sub} {m} kaza dairesi
an etwas verdienen {v} kazanç temin etmek
der Anfall {sub} {m} kazanç
Anfälligkeit für Unfälle {sub} {f} kaza hassalığı
Anpassung der Rendite {sub} {f} kazançları düzeltme
Anstieg der Rendite {sub} {m} kazançların artması
Anteil am Gewinn {sub} {m} kazanç payı
Anteil am Gewinn haben {sub} {m} kazanç payı almak
anteiliger Gewinn {sub} {m} kazanç payı
anteiliger Wert {sub} {m} kazanç değeri
auf Erwerb ausgerichtet kazanç odaklı
auf Erwerb ausgerichtete Erziehung {sub} {f} kazanç odaklı eğitim
auf Erwerb ausgerichtete Gesellschaft {sub} {f} kazanç odaklı toplum
auf Gewinn ausgerichtet kazanca dayalı
auf Profit abzielend kazanca hedefli
auf Sieg setzen kazanmayı ummak
auf Sieg spielen kazanmak için oynamak
aufhackend {adj} kazan
aufhackend {adj} kazarak
das Aufkochgefäß {sub} {n} kazan
Aufkäufer unrentabler Anlagen {sub} {m} kazançsız tesisileri satın alan
aufscharren {v} [schaute auf, hat aufgeschaut] kazarak açmak
aufschieben {v} kazaya bırakmak
aufspeisen {v} [Kessel] kazanı doldurmak
angezeigter Unfall {sub} {m} ihbar edilen kaza
anzeigepflichtiger Unfall {sub} {m} bildirilmesi zorunlu kaza
anzunehmender Unfall {sub} {m} tahmini kaza
der Atomunfall {sub} {m} nükleer kaza
außergewöhnlicher Unfall {sub} {m} olağanüstü kaza
der Bagatellunfall {sub} {m} küçük hasarlı kaza
der Beinaheunfall {sub} {m} az kalsın kaza
der Bergunfall {sub} {m} dağda meydana gelen kaza
der Unfall ist auf Leichtsinn zurückzuführen dikkatsizlikten ilan bir kaza
durch Strom verursachter Unfall elektriğin sebep olduğu kaza
ein tödlicher Unfall ölümcül bir kaza
eine Reihe von Unfällen birçok kaza
entschädigungspflichtiger Unfall {sub} {m} tazminata yükümlü kaza
ernster Unfall {sub} {m} ciddi kaza
fahrlässiger Unfall {sub} {m} taksir kazası, ihmal sonucu kaza
fahrlässiger Unfall {sub} {m} ihmal sonucu kaza
die Fastunfall {sub} {f} [fast ein Zusammenstoß] hemen hemen çarpışmalı kaza
der Gau {sub} {m} başa gelebilecek en büyük kaza
größter anzunehmender Unfall {sub} {m} en büyük kaza
größter anzunehmender Unfall GAU {sub} {m} (örneğin atom santralında) en büyük kaza
lebensgefährlicher Unfall {sub} {m} vahim kaza
das Malheur {sub} {n} görünmez kaza
die Massenkarambolage {sub} {f} [Verkehr] zincirleme kaza
die Massenkarambolage {sub} {f} birçok taşıtın karıştığı kaza
der Massenunfall {sub} {m} toplu kaza
meldepflichtiger Unfall {sub} {m} bildirilmesi zorunlu kaza
0.004s