Keine direkten Treffer gefunden für: evi

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: evi

Deutsch Türkisch
an zu Hause denken {v} evini düşünmek
Anbau hinter dem Haus {sub} {m} evin arkasına ilave bina yapma
auf der Rückseite des Hauses evin arka tarafında
aufbauen {v} [baute auf, hat aufgebaut] evin üstüne kat çıkmak
auseinanderziehen [eine gemeinsame Wohnung aufgeben] evi ayırmak
aushäusig {adj} evin dışında
auskramen {v} evi boşaltmak
außer Haus evin dışında
begucken {v} [beguckte, hat beguckt] evire çevire incelemek
bei mir daheim evimde
bei mir zuhause evimde
Bewohner des Hauses {sub} {m} evin sakini
Dach über Kopf sichern {v} evini barkını kurmak
Dame des Hauses {sub} {f} evin hanımı
das Haus einrichten evi düzmek
das Haus erschüttern evi sallamak
das Haus putzen evi sıvamak
das Haus verschließen evi kilitlemek
drinnen im Haus evin içinde
ein Mädchen für alles evin uşağı
eine sturmfreie Bude haben {v} [Allein zu Hause sein, machen was man will] evi boş bulmak
eine sturmfreie Bude haben {v} [Allein zu Hause sein, machen was man will] evi istediği gibi kullanabilmek
einen Haushalt führen {v} evi idare etmek
Einrichtung eines Hauses {sub} {f} evi donatma
Einsturz eines Hauses {sub} {m} evin yıkılması
erste Frau des Hauses {sub} {f} evin birinci kadını
Erziehung zur Stubenreinheit {sub} {f} evi temiz tutma eğitimi
evident {adj} apaçık
evident {adj} ayan beyan
evident {adj} açık
evident {adj} aşikâr
evident {adj} bariz
evident {adj} belli
evident {adj} ortada
die Evidenthaltung {sub} {f} açık tutmak
die Evidenz {sub} {f} apaçıklık
die Evidenz {sub} {f} açıklık
die Evidenz {sub} {f} bellilik
das Evidenzbüro {sub} {n} [österr.] haber alma bürosu
das Evidenzbüro {sub} {n} [österr.] istihbarat bürosu
Evidenzgemeinde (Österreich) {sub} {f} Belediye Nüfus İşleri
Evidenzgemeinde (Österreich) {sub} {f} Belediye Nüfus İşleri (Avusturya’da)
die Eviktion {sub} {f} el koyma
die Eviktion {sub} {f} zapt
die Eviszeration {sub} {f} [Bauchraum] içini çıkarma
Findest du nach Hause? evi bulabilir misin?
Frau des Hauses {sub} {f} evin hanımı
frei Hof evin bahçesinde teslim
das freie {sub} {n} evin dışı
Garten des Hauses wird groß sein {sub} {m} evin bahçesi büyük olacak
Garten hinter dem Haus {sub} {m} evin arkasında bahçe
Ablieferungspflicht von Nahrungsmitteln {sub} {f} yiyecek maddelerinin teslim görevi
die Abnahmeverpflichtung {sub} {f} alım görevi
die Abriegelungsfunktion {sub} {f} sürgüleme işlevi
der Abschichtungsauftrag {sub} {m} ayırma görevi
die Absperrtätigkeit {sub} {f} kapatma işlevi
der Abstimmauftrag {sub} {m} akort görevi
der Abwehrdienst {sub} {m} savunma görevi
der Abänderungsauftrag {sub} {m} değiştirme görevi
die Addierfunktion {sub} {f} toplama işlevi
der Administrationsauftrag {sub} {m} yönetim görevi
der Adressbuchverlag {sub} {m} rehber yayınevi
der Adressenverlag {sub} {m} adres yayınevi
der Adressverlag {sub} {m} adres yayın evi
der Affenstall {sub} {m} maymun evi
aktive Wahrnehmungsaufgabe {sub} {f} aktif algılama görevi
die Aktivierungspflicht {sub} {f} aktivite görevi
das Akzept-Haus {sub} {n} kabul evi
der Alavit {sub} {m} alevi
das Alkali {sub} {n} kalevi
alkalisch {adj} alkevi
alleinstehendes Bauernhaus {sub} {n} tek başına çiftlik evi
allgemeine Wehrpflicht {sub} {f} genel askerlik görevi
der Alpengasthof {sub} {m} yayla misafir evi
das Altenheim {sub} {n} [Alterscheim,Seniorenheim] huzurevi
das Altenheim {sub} {n} huzurevi
das Altenheim {sub} {n} yaşlılar için bakım evi
0.004s