9 direkte Treffer gefunden für: üst


77 indirekte Treffer gefunden für: üst

Deutsch Türkisch
das Abadie-Zeichen {sub} {n} üst göz kapağının çekilmesi hastalığı işareti
abdecken {v} [deckte ab, hat abgedeckt] üstünü örtmek
abdominelle Fettschürze {sub} {f} üst karında yatay şekilde yaralar
das Abflämmen {sub} {n} [Holz] üst yüzeyi korumak veya dekorlamak için yakmak
abküssen {v} [küsste ab, hat abgeküsst] üst üste öpmek
abschaben {v} [schabte ab, hat abgeschabt] üst kısmını kazımak
abschrecken {v} [schreckte ab, hat abgeschreckt] üstüne soğuk su dökmek
das Abstapeln {sub} {n} üst üste istiflemek
die Abstapelung {sub} {f} üst üste yığma
abstellen auf {v} üstüne koymak
Abstellen im Freien {sub} {n} üstü açık yere koyma
Abstriche von Oberflächen {sub} {pl} üst yüzeylerden parça almak
Abteilung Personal und Stab {sub} {f} üst düzey idareci ve personel bölümü
abwälzen {v} [Verantwortung] üstünden atmak
der Abziehriemen {sub} {m} ustura kayışı
Abziehstein für Rasiermesser {sub} {m} ustura taşı
accessorius üstüne gelen
addierte auf üstüne eklemişti
addierte hinzu üstüne eklemişti
die Adduktorenfalten {sub} {pl} üst kalça buruşuklukları
akzeptabel für eine Spitzenführungskraft üst yönetici için kabul edilebilir
alle Trümpfe in der Hand halten üstün olmak
am oberen Ende üst uçta
an erster Stelle stehen {v} üstün olmak
andeutend {adj} üstü kapalı şekilde
aneignen {v} [sich] üstüne yatmak
die Aneignung {sub} {f} [ugs.] üstüne yatma
aneinander liegend {adj} üst üste duran
angeschraubt üstüne vidalanmış
angeschweißt üstüne kaynaklanmış
anlassen {v} [Kleider] üstünden çıkarmamak
das Anliegen {sub} {n} [oben~] üste olmak
das Anschweißen {sub} {n} üstüne kaynak yapma
anschweißen {v} üstüne kaynak yapmak
Ansicht von oben {sub} {f} üstten görünüş
anstapeln {v} üst üste destelemek
Antrieb oberer Schlitten {sub} {m} üst kızak
der Anzug {sub} {m} üst baş
anzüglich {adj} üstü kapalı
das Apiarium {sub} {n} [Bienenhaus] üst üste balarısı evleri
das Archifonem {sub} {n} üstsesbirim
das Archilexem {sub} {n} [Grammatik] üstsözlükbirim
der Assessor {sub} {m} üst kademeye aday
das Astrolabium {sub} {n} usturlap
der Aszendent {sub} {m} üstsoy hısımı
die Aszendenten {sub} {pl} üstsoy hısımları
die Aszendentin {sub} {f} üstsoy hısımı
die Aszendentinnen {sub} {pl} üstsoy hısımları
die Aszendenz {sub} {f} üstsoy hısımlığı
die Aszendenztafel {sub} {f} üstsoy hısımlığı listesi
die Aszendenztheorie {sub} {f} üstsoy hısımlığı teorisi
der Abbauverlust {sub} {m} maden işleme kaybı
der Abbrandverlust {sub} {m} maden eritmeden doğan kayıp
der Abdampfverlust {sub} {m} atık buhar kaybı
der Abdampfverlust {sub} {m} atık buhar zaiyatı
die Abenteuerlust {sub} {f} maceraperestlik
der Abgasverlust {sub} {m} kullanılmış gaz kaybı
der Abgasverlust {sub} {m} yanmış gaz kaybı
abgebraust {adj} duş almış
abgebraust {adj} sudan geçmiş
abgebraust {adj} sulanmış
der Abkochverlust {sub} {m} kaynatma kaybı
der Abkühlungsverlust {sub} {m} soğutma zayiatı
das Ablaufgerüst {sub} {n} gemi inşa kızağı
das Ablaufgerüst {sub} {n} kayma şasisi
der Ableitungsverlust {sub} {m} akma zaiyatı
der Ableitungsverlust {sub} {m} akıtma kaybı
abnormale Größenzunahme der Brust {sub} {f} göğüsün anormal büyümesi
der Abnutzungsverlust {sub} {m} aşınma kaybı
der Abschaltverlust {sub} {m} devre kesme kaybı
der Abschreibungsverlust {sub} {m} amortisman kaybı
der Absicherungsverlust {sub} {m} koruma kaybı
der Absorptionsverlust {sub} {m} massetme kaybı
der Abstandsverlust {sub} {m} aralık kaybı
der Abstandsverlust {sub} {m} mesafe kaybı
Abstellplatz für das Kerngerüst {sub} {m} çekirdek iskelesi koyma yeri
das Abteuffördergerüst {sub} {n} kazılan toprağı nakil iskelesi
0.005s