4 direkte Treffer gefunden für: sudan


52 indirekte Treffer gefunden für: sudan

Deutsch Türkisch
abgebraust {adj} sudan geçmiş
abgedroschene Ausrede {sub} {f} sudan bahane
auffischen [Gegenstand] sudan çıkarmak
auffischen [Schiffbrüchige] sudan çıkarıp kurtarmak
auffischen {v} sudan çıkarmak
aus dem Wasser heben sudan çıkarmak
ausspülen {v} [spülte aus, hat ausgespült] sudan geçirmek
das Bergegeld {sub} {n} sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret
der Bergelohn {sub} {m} sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret
die Bergung {sub} {f} sudan veya toprak altından can ve mal kurtarma
das Bergungsgut {sub} {n} sudan veya toprak altından kurtarılan mal
der Bergungslohn {sub} {m} sudan veya toprak altından kurtarılan mallar için alınan ücret
blauer Montag sudan bahane ile işten kaçılan pazartesi
die Drainage {sub} {f} sudan arıtma
der Drainagegraben {sub} {m} sudan arıtma kuyusu
die Dränage {sub} {f} sudan arıtma
der Dränagegraben {sub} {m} sudan arıtma kuyusu
eine abgedroschene Ausrede sudan bahane
eine banale Ausrede sudan bahane
Entnahme von Wasser {sub} {f} sudan numune alma
die Entwässerungsleitung {sub} {f} sudan arındırma hattı
das Entwässerungsnetz {sub} {n} sudan arındırma şebekesi
das Entwässerungssystem {sub} {n} sudan arıtma sistemi
das Eritrea {sub} {n} Sudan sınırında bir Ülke Eritrea
fadenscheiniger Grund {sub} {m} sudan bahane
fadenscheiniger Grund {sub} {m} sudan sebep
faule Ausrede {sub} {f} {ugs.} sudan bahane
fischen {v} sudan çıkarmak
die Fisimatenten {sub} {pl} sudan bahaneler
Fisimatenten machen {v} {ugs.} sudan bahaneler yapmak
die Flausen {sub} {pl} {ugs.} sudan bahaneler
für einen Apfel und ein Ei {ugs.} sudan ucuz
herausfischen {v} sudan çıkarmak
die Hydrophobie {sub} {f} sudan korkma
Khartoum Sudan`ın başkenti
der Lenz {sub} {m} [in der Seemannsprache] sudan arınmış
Maschinen zum Entwässern {sub} {pl} sudan arındırmak için makineler
nichtige Vorwände sudan bahaneler
nichtige Vorwände sudan sebepler
die Nichtigkeitsgründe {sub} {pl} sudan sebepler
ohne triftigen Grund sudan sebeple
der Schleuderpreis {sub} {m} sudan ucuz fiyat
sich auf die Nichtigkeit berufen sudan bahaneler göstermek
spottbillig {adj} {ugs.} sudan ucuz
spülen {v} [spülte, hat gespült] sudan geçirmek
der Sudaner {sub} {m} Sudan`lı
der Sudanese {sub} {m} Sudan`lı
die Sudanesin {sub} {f} [weiblich] Sudan`lı
sudanesisch {adj} Sudan ile ilgili
sudanesisch {adj} Sudan`lı
sudanisch {adj} Sudan ile ilgili
aus dem Hinterhalt pusudan
0.003s