44 direkte Treffer gefunden für: uygunsuz


68 indirekte Treffer gefunden für: uygunsuz

Deutsch Türkisch
ablatschen {v} [latschte ab, hat abgelatscht] uygunsuz yürümede ayakkabıların aşınması
am falschen Ende anfangen {v} uygunsuz yerden başlamak
aus Rolle fallen uygunsuz davranmak
die Ausreißergruppe {sub} {f} uygunsuz olan grup
außer der Zeit uygunsuz bir zamanda
die Bedenkenanmeldung {sub} {f} uygunsuzluk belirtme
die Differenz {sub} {f} uygunsuzluk
die Dissonanz {sub} {f} uygunsuzluk
die Dissonanzen {sub} {pl} uygunsuzluklar
dumme Lage {sub} {f} uygunsuz durum
für ungeeignet erklären {v} uygunsuz olduğunu açıklamak
für Unregelmäßigkeiten verantwortlich sein {v} uygunsuzluklar için sorumlu olmak
im Falle festgestellter Unregelmäßigkeiten uygunsuzluklar tespit edildiği takdirde
im falschen Augenblick uygunsuz anda
im falschen Moment ankommen {v} uygunsuz anda gelmek
in einem ungünstigen Moment uygunsuz bir anda
in einer ungünstigen Position sein {v} uygunsuz bir pozisyonda olmak
in unangemessener Weise überschreitend uygunsuz şekilde aşan
inadäquate Gefühlsreaktion {sub} {f} uygunsuz duygu tepkisi
die Inadäquatheit {sub} {f} uygunsuzluk
die Inadäquatität {sub} {f} uygunsuzluk
die Indezenz {sub} {f} uygunsuzluk
die Inkompatibilität {sub} {f} uygunsuzluk
Komme ich etwa ungelegen? uygunsuz zamandamı geliyorum acaba?
Komme ich ungelegen? uygunsuz zamandamı geliyorum?
der Missstand {sub} {m} uygunsuz durum
der Missstand {sub} {m} uygunsuzluk
die Missstände {sub} {pl} uygunsuzluklar
der Misston {sub} {m} uygunsuzluk
nachteilige Kursbewegungen {sub} {pl} uygunsuz kur hareketleri
nicht den richtigen Ton treffen uygunsuz konuşmak
nicht geeignet sein {v} uygunsuz olmak
nicht zulässiger Befehl {sub} {m} uygunsuz komut
saloppes Benehmen uygunsuz davranış
schlampige Qualität {sub} {f} uygunsuz kalite
schlecht proportioniert uygunsuz orantılı
schlecht proportioniert sein {v} uygunsuz orantılı olmak
schlechte Zwillingspaarung {sub} {f} uygunsuz eşleştirme
die Selbstbeweihräucherung {sub} {f} [unangemessenes/übertriebenes Selbstlob] uygunsuz/aşırı kendini övme
sich anstellen [ugs.: dumm, ungeschickt] uygunsuz davranmak
sich danebenbenehmen {v} uygunsuz bir harekette bulunmak
sich stoßen an etwas {v} uygunsuz bulmak
starker Tobak sein {v} [eine Zumutung sein] uygunsuz bir beklenti olmak
unangebracht sein {v} uygunsuz olmak
unangebrachte Aktivität {sub} {f} uygunsuz aktivite
unangebrachte Freundlichkeit {sub} {f} uygunsuz nezaket
das Unangebrachtsein {sub} {n} uygunsuz olma
die Unannehmlichkeit {sub} {f} uygunsuzluk
die Unanständigkeit {sub} {f} uygunsuzluk
der Unfug {sub} {m} [böser Streich] uygunsuz davranış
die Ungebühr {sub} {f} uygunsuzluk
arbeitgeberfeindlich {adj} işverene uygunsuz
Argument unpassend {sub} {n} argüman uygunsuz
bahnuntauglich demiryoluna uygunsuz
für ernsthafte Arbeit nicht zu gebrauchen ciddi çalışmak için uygunsuz
für unseren Markt nicht geeignet bizim pazar için uygunsuz
für Wohnzwecke nicht geeignet oturmak için uygunsuz
kundenfeindlich {adj} müşteri açısından uygunsuz
nicht der Norm entsprechend norma uygunsuz
nicht die feine englische Art [etwas ist unhöflich] genel ahlaki kurallara uygunsuz
nicht in die Jahreszeit passend mevsime uygunsuz
nicht regulär kurallara uygunsuz
ungeeigneter {adj} daha uygunsuz
ungeeignetste {adj} en uygunsuz
ungelegener {adj} daha uygunsuz
ungelegenste {adj} en uygunsuz
unhandhabbar {adj} kullanıma uygunsuz
zur Veröffentlichung ungeeignet yayınlanması uygunsuz
0.004s