17 direkte Treffer gefunden für: fällen


77 indirekte Treffer gefunden für: fällen

Deutsch Türkisch
fallen auf {v} göze çarpmak
fallen auf {v} dikkat çekmek
Fallen der Preise {sub} {n} fiyatların düşmesi
Fallen der Preise {sub} {n} fiyatların inmesi
Fallen des Preises {sub} {n} fiyat düşmesi
Fallen des Preises {sub} {n} fiyat inmesi
Fallen des Wassers {sub} {n} su düşmesi
Fallen des Wasserspiegels {sub} {n} su seviyesinin düşmesi
fallen für {v} için düşmek
fallen in Ohnmacht {v} bayılmak
fallen lassen {v} [Plan] vazgeçmek
fallen lassen {v} düşürmek
fallen lassen {v} caymak
fallen lassen {v} düşürmek
fallen lassend {adj} vazgeçen
Fallen legen {v} tuzak kurmak
Fallen stellen {sub} {f} tuzak kurmak
Fallen und Steigen der Preise fiyatların inip çıkması
fallen unter {v} aşağıya düşmek
fallen von {v} …den\...dan düşmek
fallen zur Last [sie~] angare oluyorlar
fallen zur Last [sie~] angarya oluyorlar
fallen zwischen {v} arasına düşmek
fallend {adj} inişli
fallende Aktien {sub} {pl} düşen hisse senetleri
fallende Blätter {sub} {pl} düşen yapraklar
fallende Gegenstände {sub} {pl} düsen eşyalar
fallende Kennlinie {sub} {f} düşen karekteristik eğri
fallende Kurs düşen fiyatlar
fallende Kursbewegung {sub} {f} düşme eğilimli kur hareketi
fallende Kurse {sub} {pl} düşen kurlar
fallende Kurstendenz {sub} {f} düşme eğilimli kur hareketi
fallende Kurve {sub} {f} düşen eğri
fallende Last {sub} {f} azalan yük
fallende Nachfrage nach {sub} {f} …e\...a azalan talep
fallender Preis {sub} {f} inen fiyat
fallende Preise {sub} {pl} inen fiyatlar
fallende Temperatur {sub} {f} düsen ısı
fallende Temperaturen {sub} {pl} düsen ısılar
fallende Tendenz {sub} {f} düşüş eğilimi
fallende Widerstandscharakteristik {sub} {f} düşen direnç karekteri
fallender Gegenstand {sub} {m} düşen madde
fallender Guss {sub} {m} direkt döküm
fallender Guss {sub} {m} yukarıdan dökme
fallender Kurs {sub} {m} düşüş eğilimi gösteren fiyatlar
fallender Minengang {sub} {m} yukarıdan inilen galeri
fallender Preis {sub} {m} düşey fiyat
fallendes Blatt {sub} {m} düşen yaprak
fallendes Wasser {sub} {n} düşen su
die Fallenergie {sub} {f} düşme enerjisi
das Fallenlassen {sub} {n} cayma
abfallen {v} [fiel ab, ist abgefallen] alçalmak
abfallen {v} [fiel ab, ist abgefallen] azalmak
abfallen {v} [fiel ab, ist abgefallen] derine inmek
abfallen {v} [fiel ab, ist abgefallen] dökülmek
abfallen {v} [fiel ab, ist abgefallen] düşmek
abfallen {v} [Geschwindigkeit: fiel ab, ist abgefallen] süratı azalmak
abgefallen düşen
abgesehen von Unfällen kazalar haricinde
Abwicklung von Schadensfällen {sub} {f} hasar durumunu halletme
Aktien sind gefallen {sub} {pl} hisse senetlerinin değeri düştü
allgemein auffallen {v} herkesin gözüne çarpmak
anfallen {v} [ansammeln] ortaya çıkarmak
anfallen {v} [befallen] saldırmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık tutmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık yakalamak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] miras intikal etmek
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] ortaya çıkmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] suikast yapmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] tahakkuk etmek
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] tecavüz etmek
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] yakalamak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] çıkmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] üzerine atlamak
anfallen {v} [Kosten] husûle gelmek
angefallen tahakkuk etmiş
anheim fallen {v} birisinin eline geçmek
0.004s