5 direkte Treffer gefunden für: ülke


77 indirekte Treffer gefunden für: ülke

Deutsch Türkisch
abschieben {v} [schob ab, hat abgeschoben] ülkeden sürmek
die Abschiebung {sub} {f} ülkeden sürme
Abteilung Territoriale Aufgaben {sub} {f} ülke toprağıyla ilgili görevler bölümü
die Abtretung {sub} {f} ülke topraklarının bir kısmını başka ülkeye bırakma
als Nation ülke olarak
am anderen Ende des Landes ülkenin öbür ucunda
am Land ülkede
Angehöriger eines Staates {sub} {m} ülke mensubu
Anweisung von Land {sub} {f} ülkeden talimat
Aufgliederung nach Ländern {sub} {f} ülkelere göre ayırma
ausgewandert ülkeyi terk etmiş
die Ausgewanderte {sub} {f} ülkeyi terk eden
die Ausgewanderten {sub} {pl} ülkeyi terk edenler
der Ausgewanderter {sub} {m} ülkeyi terk eden
das Auslandsgespräch {sub} {n} ülkelerarası telefon görüşmesi
Autokennzeichen des Landes {sub} {n} ülkenin plaka işareti
bei der Ausreise ülkeden ayrılırken
Bevollmächtigte der Staaten {sub} {pl} ülke yetkilileri
die Binnengewässer {sub} {pl} ülkenin sahip olduğu akarsu ve göller
der Binnenverkehr {sub} {m} ülkeiçi trafik
Bund und Länder {sub} {m} Ülke ve Eyaletler
der Bürgersinn {sub} {m} ülke sevgisi
daheim {adv} ülkede
das Land befreien von {v} ülkeyi ...den/dan kurtarmak
das Land bereisen {v} ülkeyi gezmek
das Land verlassen {v} ülkeyi terketmek
dauerhaft im Land lebende Ausländer {sub} {pl} ülkede daimi yaşayan yabancılar
die Deportation {sub} {f} ülkeden çıkarma
deportieren {v} [deportierte, habe deportiert] ülkeden çıkarmak
die Deportierung {sub} {f} ülkeden çıkarma
der Wohlstand der Nationen Ülkelerin refahı
des Landes ülkenin
des Landes verweisen ülkeden atmak
die Kontrolle im Land übernehmen {v} ülkenin kontrolunu üstlenmek
Dienst im Inland {sub} {m} ülke içinde hizmet
ein Land erobern {v} ülke almak
die Einheitsschule {sub} {f} ülkenin eğitim yapısı
das Einreiseverbot {sub} {n} ülkeye giriş yasağı
einschleppen {v} [Seuche] ülkeye hastalık yaymak
die Einschleppung {sub} {f} [Seuche] ülkeye hastalık yayma
die Einwanderung {sub} {f} ülkeye göç
die Einwanderungsbeschränkung {sub} {f} ülkeye göçün kısıtlanması
die Einwanderungsbeschränkungen {sub} {pl} ülkeye göçün kısıtlanmaları
die Einwanderungsbestimmungen {sub} {pl} ülkeye göç kuralları
die Einwanderungserlaubnis {sub} {f} ülkeye göç izni
die Einwanderungsrate {sub} {f} ülkeye göç oranı
das Einwanderungsrecht {sub} {n} ülkeye göç hakkı
Erklärung über territoriales Asyl {sub} {f} ülkesel göç hakkında açıklama
Ertrag des Landes {sub} {m} ülke geliri
exterritorial {adj} ülke dışı
die Exterritorialität {sub} {f} ülke dışılık
abhängiger Staat {sub} {m} bağımlı ülke
das Abkommensland {sub} {n} anlaşmanın yapıldığı ülke
das Abnehmerland {sub} {n} ithalatçı ülke
das Abnehmerland {sub} {n} mal alıcı ülke
das Absatzland {sub} {n} ithalatçı ülke
das Absatzland {sub} {n} malın satıldığı ülke
am wenigsten entwickeltes Land {sub} {n} en az gelişen ülke
anfragender Mitgliedstaat {sub} {m} başvuru yapan üye ülke
angrenzendes Land {sub} {n} komşu ülke
das Anlageland {sub} {n} yatırım yapilan ülke
der Anliegerstaat {sub} {m} komşu ülke
der Anrainerstaat {sub} {m} [eines Flusses oder Sees] aynı nehire sınır ülke
der Anrainerstaat {sub} {m} [eines Landes] sınır komşusu ülke
der Anrainerstaat {sub} {m} [eines Meeres] aynı denizde kıyısı ülke
der Anrainerstaat {sub} {m} komşu ülke
der Anrainerstaat {sub} {m} sınır komşusu ülke
antragstellendes Land {sub} {n} dilekçe veren ülke
das Anwerbeland {sub} {n} veren ülke
das Anwerbeland {sub} {n} işçi alan ülke
das Anwerbeland {sub} {n} işçi gönderen ülke
der Anwerbestaat {sub} {m} işçi gönderen ülke
assoziiertes Land {sub} {n} bağımlı ülke
das Asylland {sub} {n} iltica edilen ülke
die Atommacht {sub} {f} atom silahlarına sahip ülke
die Atommacht {sub} {f} nükleer silahlara sahip ülke
das Aufenthaltsland {sub} {n} oturulan ülke
0.003s