22 direkte Treffer gefunden für: alt


75 indirekte Treffer gefunden für: alt

Deutsch Türkisch
Abgang von dem Goldstandard {sub} {m} altın standardını terk etme
der Abkömmling {sub} {m} altsoy
das Abkömmling {sub} {n} altsoy
die Abkömmlinge {sub} {pl} altsoylar
die Ablauge {sub} {f} alt çözelti
Absturzbauwerk mit Untersturz {sub} {n} alttan seviye dengeleyici bağlama yapısı
Abteilung Infrastruktur und ländliche Arbeiten {sub} {f} altyapı ve kırsal kesim dairesi
abwechselnd alternatif
der Abwärtshub {sub} {m} alt çizgi
der Achtzylinderreihenmotor {sub} {m} altı silindirli sıra motor
die Agnathie {sub} {f} alt veya üst çenenin doğuştan yokluğu
die Akonuresis {sub} {f} altına işeme sorunu
die Aldohexose {sub} {f} altı atomlu aldehid şekeri
als Unterauftrag weitergeben alt sipariş olarak başkasına vermek
alt aussehen lassen yaşlı göstermek
alt aussehend {adj} yaşlı görünen
alt genug yaşı başı yerinde
alt genug yeterince yaşlı
alt Jungfer kocamış kız
alt Jungfer kız kurusu
alt kaufen {v} ikinci elden satın almak
alt kaufen {v} kullanılmış olarak satın almak
alt machen {v} eskitmek
alt machen {v} ihtiyarlatmak
alt sein {v} yaşlı olmak
alt und bewährt {adj} eski ve sağlam
Alt und Jung {adj} yaşlı ve genç
Alt und Jung {adj} büyüklü küçüklü
alt und krank {adj} yaşlı ve hasta
alt und schwach {adj} yaşlı ve bitik
alt und schwach {adj} yaşlı ve çökük
der Altus {sub} {m} [Musik] kontrtenor
das Altweib {sub} {n} yaşlı kadın
alt werden {v} [Sachen] eskimek
alt werden {v} bayatlamak
alt werden {v} eskimek
alt werden {v} ihtiyarlamak
alt werden {v} kocamak
alt werden {v} yaşlanmak
alt werdend {adj} yaşlanan
Alt- eski
Alt- yaşlı
Alt- und Rohmetalle {sub} {pl} eski ve ham maddeler
die Alt-Stimme {sub} {f} eski ses
die ALT-Taste {sub} {f} bilgisayar klavyesinde ALT tuşu
die Altablagerung {sub} {f} bayat birikim
die Altablagerungen {sub} {pl} bayat birikimler
der Altai {sub} {m} Ayın altı manâsında altay
das Altai {sub} {n} Altay dağı
aasig kalt {ugs.} feci soğuk
abgequält eziyet çekmiş
abgequält ızdırap çekmiş
abgeschält {adj} [von der Schale, Rinde o. Ä. befreit] kabuğu soyulmuş
abgeschält {adj} kavlak
abnehmender Selbstbehalt {sub} {m} azalan şahsi pay
der Abnormalhalt {sub} {m} anormal durma
absolut {adj} salt
Abteil halt [Militär] kıt`a dur!
die Acetylenanstalt {sub} {f} asetilen tesisi
der Additivgehalt {sub} {m} ilave aylık
aerodynamische Versuchsanstalt {sub} {f} aerodinamik araştırma enstitüsü
aerodynamische Versuchsanstalt {sub} {f} aerodinamik deneme enstitüsü
der Akkumulatorinhalt {sub} {m} akümülatör içeriği
der Akteninhalt {sub} {m} [juristisch] dosya münderecatı
Aktionen mit neuem Inhalt {sub} {pl} yeni içerikli faaliyetler
aktualisiert den Ordnerinhalt [es~] dosya içeriğini aktüalize eder
Akzept unter Vorbehalt {sub} {n} kayıtlı kabul
Akzept unter Vorbehalt {sub} {n} çekinceli kabul
der Albumingehalt {sub} {m} albümin miktarı
der Aldosterongehalt {sub} {m} steroid hormonu miktarı
der Alkalibasalt {sub} {m} alkali bazalt taşı
das Alkaligehalt {sub} {n} alkalin muhteviyatı
der Alkoholgehalt {sub} {m} [Blut] kanda alkol oranı
der Alkoholgehalt {sub} {m} alkol miktarı
der Alkoholgehalt {sub} {m} alkol oranı
0.003s