1 direkte Treffer gefunden für: sırada

Deutsch Türkisch
in Reihe sırada

77 indirekte Treffer gefunden für: sırada

Deutsch Türkisch
abgedroschene Ausrede {sub} {f} sıradan bahane
abgedroschener Stil {sub} {m} sıradan üslûp
abstrakter Automat {sub} {m} sıradan sistemlerin matematiksel modeli
die Alb {sub} {f} sıradağ
das Allerweltsgesicht {sub} {n} sıradan bir tip
der Alltag {sub} {m} sıradan bir gün
die Alltagsehe {sub} {f} sıradan evlilik
der Alltagsgebrauch {sub} {m} sıradan kullanım
die Alltagsgeschichte {sub} {f} sıradan hikâye
das Alltagsgeschäft {sub} {n} sıradan ticaret
das Alltagsgesicht {sub} {n} sıradan yüz
der Alltagsmensch {sub} {m} sıradan insan
die Alltäglichkeit {sub} {f} sıradanlık
Alltäglichkeits- sıradanlık
angestanden [er, sie, es ist~] sırada bekledi
anspruchlos leben {v} sıradan bir yaşam sürmek
anspruchslos leben {v} sıradan bir yaşam sürmek
anstehen {v} [stand an, hat angestanden] sırada durmak
anstehend {adj} sırada olan
anstehend {adj} sırada duran
anstehende Planung {sub} {f} sırada olan planlama
anstehender Plan {sub} {m} sırada olan plan
aus einfachen Verhältnissen sıradan bir aileden
aus einfachen Verhältnissen stammen {v} sıradan bir aileden olmak
die Bagatellsache {sub} {f} sıradan olay
banal {adj} sıradan
die Banalität {sub} {f} sıradanlık
die Bergkette {sub} {f} sıradağ
die Bergreihe {sub} {f} sıradağ
das Gewöhnliche sıradan olma
der Nächste, bitte! sırada olan
dran sein {v} {ugs.} [am Gegner dranbleiben] sırada olmak
der Durchschnittsmensch {sub} {m} sıradan insan
das Dutzendgesicht {sub} {n} sıradan bir yüz
der Dutzendmensch {sub} {m} sıradan adam
die Dutzendware {sub} {f} sıradan mal
das Eckhaus {sub} {n} sıradaki son ev
eine abgedroschene Ausrede sıradan bahane
einfach {adj} sıradan
einfache Lebensweise sıradan bir yaşam tarzı
es folgen sırada olanlar
etwas ganz Alltägliches sein {v} sıradan bir şey olmak
flach {adj} sıradan
das Folgeprodukt {sub} {n} sıradaki mamul
die Folgeprodukte {sub} {pl} sıradaki mamuller
das Folgeprogramm {sub} {n} sıradaki program
gang und gäbe sıradan
gang und gäbe sein {v} sıradan olmak
das Gebirge {sub} {n} sıradağ
die Gebirgskette {sub} {f} [Geographie] sıradağlar
die Gebirgskette {sub} {f} [Geographie] sıradağlar
ab und zu {adv} arada sırada
an erster Stelle ilk sırada
an oberster Stelle en üst sırada
an vierter Stelle dördüncü sırada
an zweiter Stelle ikinci sırada
auf dem ersten Platz birinci sırada
auf dem ersten Platz ilk sırada
auf dem zweiten Platz ikinci sırada
ausgerechnet jetzt tam bu sırada
da {adv} [dort: zeitlich] o sırada
da {adv} bu sırada
dabei {adv} bu sırada
darüber {adv} bu sırada
derweil [Konjunktion] o sırada
derweilen {adv} o sırada
eindeutig an erster Stelle belliki ilk sırada
en-passant bu sırada
ganz hinten in der Reihe tam arkadaki sırada
gerade eben tam bu sırada
gleich geartet {adj} aynı sırada
hintenan {v} [hintan] geri sırada
in der dritten Reihe üçüncü sırada
in vorderer Reihe [z.B. Gruppenphoto] ön sırada
indem [Konjunktion] o sırada
Jetzt ist er dran şimdi o sırada
just {adj} tam bu sırada
0.004s