8 direkte Treffer gefunden für: schlafen


74 indirekte Treffer gefunden für: schlafen

Deutsch Türkisch
schlafen gegangen uyumaya gitti
schlafen gehen {v} uykuya yatmak
schlafen gehen {v} yatmak
schlafen gehen {v} yatmaya gitmek
schlafen mit {v} …ile uyumak
Schlafen Sie eigentlich nie? gerçekten hiç uyumuyormusunuz?
schlafen Sie gut! Allah rahatlık versin!
schlafen Sie gut! hayırlı geceler!
schlafen Sie gut! iyi geceler!
Schlafen Sie gut! iyi uykular!
schlafen Sie wohl! iyi uykular!
schlafen wie ein Bär {v} çok derin uyumak
schlafen wie ein Murmeltier çok derin uyumak
schlafen wie ein Stein {v} [tief und fest schlafen] derin uyku uyumak
schlafend {adj} uyuyan
schlafend am Steuer direksiyonda uyuyan
Schlafende Hunde soll man nicht wecken uyuyanları uyandırmamak lâzım
schlafende Hunde wecken birini uyarmak
schlafende Hunde wecken uyuyan yılanı uyandırmak
schlafende Keime {sub} {pl} uyuyan bakteriler
schlafende Niere {sub} {f} uyuyan böbrek
schlafende Person {sub} {f} uyuyan kişi
die Schlafenden {sub} {pl} uyuyanlar
schlafender Polizist {sub} {m} [Fahrbahnhöcker: Eine Bremsschwelle ist eine quer zur Fahrtrichtung angeordnete bauliche Erhebung] yolda hız kesici tümsek
schlafender Riese {sub} {m} uyuyan dev
schlafender Vulkan {sub} {m} aktif olmayan volkan
schlafendes Auge {sub} {n} uyuyan göz
das Schlafengehen {sub} {n} yatmaya gitme
schlafengehen {v} yatmaya gitmek
die Schlafenszeit {sub} {f} yatma vakti
die Schlafenszeiten {sub} {pl} yatma vakitleri
der Schlafentzug {sub} {m} uykudan mahrum bırakılma
die Schlafentzugsbehandlung {sub} {f} uykusuzluk tedavisi
die Schläfenvene {sub} {f} şakak toplardamarı
der Schläfenanfall {sub} {m} temporal nöbet
die Schläfenarterie {sub} {f} şakak atardamarı
das Schläfenbein {sub} {n} şakak kemiği
das Schläfenbein {sub} {n} şakakkemiği
die Schläfengrube {sub} {f} şakak çukuru
der Schläfenlappenabszess {sub} {m} şakak lobu apzesi
die Schläfenlappenepilepsie {sub} {f} şakak lobu nöbeti
der Schläfenlappenanfall {sub} {m} temporal lob nöbeti
die Schläfenlocken {sub} {pl} şakak zülüfleri
die Schläfenloppenepilepsie {sub} {f} temporal lob epilepsisi
der Schläfenmuskel {sub} {m} şakak kasları
die Schläfenphlegmone {sub} {f} şakak bağı dokusu iltihabı
der Schläfenring {sub} {m} saçlarda şakak süsü
die Schläfenschlagader {sub} {f} şakak atardamarı
am Wochenende ausschlafen hafta sonunda uykuya kanmak
auf der Straße schlafen {v} dışarıda yatıp kalkmak
ausgeschlafen {ugs.} dinlenmiş
ausgeschlafen yeterince uyumuş
ausgiebig schlafen iyi uyumak
ausgiebig schlafen uzun süre uyumak
ausschlafen {v} [schlief aus, hat ausgeschlafen] geç kalkmak
ausschlafen {v} [schlief aus, hat ausgeschlafen] uykusunu almak
ausschlafen {v} [schlief aus, hat ausgeschlafen] vaktini uyuyarak geçirmek
ausschlafen {v} [schlief aus, hat ausgeschlafen] yeteri kadar uyumak
beischlafen {v} cinsel birleşmek
beischlafen {v} cinsel ilişkiye girmek
beschlafen {v} [Sexuell] biri ile yatmak
darüber schlafen üzerine uyumak
den Tag verschlafen uyuyakalmak
das Dornröschenschlafen {sub} {n} bir şeyin uzun süreyle değişmeden aynı kalması
draußen schlafen {v} dışarıda uyumak
durchschlafen {v} bir vakti uyuyarak geçirmek
durchschlafen {v} deliksiz uyku çekmek
durchschlafen {v} deliksiz uyumak
durchschlafen {v} hiç uyanmadan uyumak
eingeschlafen uyumuş
einschlafen {v} [Körperglied] uyuşmak
einschlafen {v} karıncalanmak
einschlafen {v} uykuya dalmak
entschlafen {v} [figürlich] ölmek
0.003s