20 direkte Treffer gefunden für: güzel


77 indirekte Treffer gefunden für: güzel

Deutsch Türkisch
abspeisen {v} {ugs.} güzel laflarla kandırmak
Adrettheit güzellik
Akademie der bildenden Künste {sub} {f} Güzel Sanatlar Akademisi
Akademie der schönen Künste {sub} {f} Güzel Sanatlar Akademisi
Akademie für bildende Künste {sub} {f} Güzel Sanatlar Akademisi
alles andere als hübsch güzelden başka her şeye benziyor
also schön güzel o zaman
Alter vor Schönheit güzellikten önce yaşlılık
die Amaryllis {sub} {f} [Pflanze] güzel hatun çiçeği
an Bedeutung gewinnen {v} güzelleşmek
an Schönheit verlieren {v} güzelliğini kaybetmek
angenehme Zusammenarbeit {sub} {f} güzel beraber çalışma
angenehmer Anfang {sub} {m} güzel başlangıç
angenehmer Duft {sub} {m} güzel koku
Angenehmes mit Nützlichem verbinden {v} güzellikleri avantajlarla birleştirmek
die Annehmlichkeit {sub} {f} güzellik
die Ansehnlichkeit {sub} {f} güzellik
das Aroma {sub} {n} güzel koku
aromatisch {adj} güzel kokulu
Auch das Schöne muss sterben [Schiller] güzelde ölüme mahkûm
auf der Sonnenseite des Lebens stehen güzel yaşantısı olmak
auf schöne Weise güzel şekilde
aufpeppen {v} güzelleştirmek
ausschmücken {v} [schmückte aus, hat ausgeschmückt] güzelleştirmek
balsamisch {adj} güzel kokan
die Beauté {sub} {f} güzel çekici kadın
die Beautés {sub} {pl} güzel çekici kadınlar
behübschen {v} güzelleştirmek
die Belladonna {sub} {f} güzel avrat otu
beredsam {adj} güzel konuşan
die Beredsamkeit {sub} {f} güzel konuşma
beredt {adj} güzel konuşan
die Beredtheit {sub} {f} güzel konuşma
die Beschönigungsaufgabe {sub} {f} güzelleştirme görevi
besser werden {v} güzelleşmek
die Bezauberung {sub} {f} güzellik
bildende Kunst {sub} {f} güzel sanat
bildende Künste {sub} {pl} güzel sanatlar
bildenden Künste {sub} {pl} güzel sanatlar
bildender Künstler {sub} {m} güzel sanatlar erbabı
die Blume {sub} {f} [eines Weines] güzel koku
das Blümchen {sub} {n} güzel çiçek
die Bottomness {sub} {f} güzellik
die Büro-Tussi {sub} {f} {ugs.} güzel görünümlü büro çalışanı bayan
die Büromaus {sub} {f} [auch fig., fam.: unattraktive Büroangestellte] güzel olmayan büro çalışanı bayan
danke für den schönen Aufenthalt güzel ikamet için teşekkür
das Schöne {sub} {n} güzel olan
das schöne Geschlecht güzel cinsiyet
die Deklamation {sub} {f} güzel konuşma
die Deklamation {sub} {f} güzel okuma
der Deklamator {sub} {m} güzel okuma sanatçısı
adretter daha güzel
allerschönst {adj} hepsinden güzel
am schönsten {adj} en güzel
angenehm für das Auge göz için güzel
arbiträr {adj} gelişigüzel
aromatisch {adj} tadı güzel
atemberaubend schön {adj} başdöndürücü şekilde güzel
atemberaubend schön {adj} nefes kesici şekilde güzel
auf gut Glück gelişi güzel
auf gut Glück gelişigüzel
aufs Geratewohl gelişi güzel
aufs Geratewohl gelişigüzel
ausgesprochen schön oldukça güzel
ätherisch {adj} çok güzel
beliebig {adj} gelişigüzel
beneidenswert {adj} çok güzel
das Bilderbuch {sub} {n} elle yapılmış kadar güzel
bildhübsch {adj} çok güzel
bildschön {adj} elle çizilmiş kadar güzel
bildschön {adj} resim gibi güzel
bildschön {adj} çok güzel
Das ist aber dennoch schön fakat bu yinede güzel
Das ist aber durchaus schön fakat bu oldukça güzel
Das ist aber schön! fakat bu çok güzel
Dieses Buch liest sich gut bu kitabı okuması güzel
doll {adj} çok güzel
0.003s