29 direkte Treffer gefunden für: özel


70 indirekte Treffer gefunden für: özel

Deutsch Türkisch
Abdeckrahmen mit besonderen Oberflächen {sub} {m} özel yüzeyli koruyucu çerçeve
Abruf für Bestätigung der Merkmale {sub} {m} özellileri tasdiklemek için bilgi talebi
Absatz an Private {sub} {m} özel kişilere satış
Abschaffung des Privateigentums {sub} {f} özel mal varlığını kaldırma
Abwässer, häusliche - {sub} {pl} özel evlerin atık suları
abzugeben özel durumlardan dolayı satılık
das Additron {sub} {n} özel kompütör lambası
akademischer Grad mit Prüfung im Spezialfach özel branşta imtihanlı akademik derece
Aktionäre mit Sonderrechten {sub} {pl} özel hakları olan aksiyonerler
als privates Unternehmen geführt özel işletme olarak yönetilir
als Privatperson özel kişi olarak
Altersrente für besonders langjährig Versicherte {sub} {f} özellikle uzun süreli sigortalılar için yaşlılık aylığı (mindestens 45 Versicherungsjahre)
Angabe von Einzelheiten {sub} {f} özellikeri bildirme
Anlass, besonderer - {sub} {m} özel neden
die Annihilation {sub} {f} [zunichtemachen] özellik kaybı
die Annihilationsstrahlung {sub} {f} özellik kaybına yol açan ışınım
die Antiseren {sub} {pl} özel antikorlu serumlar
das Antiserum {sub} {n} özel antikorlu serum
die Arzneimittelspezialität {sub} {f} özel ilaç
die Arzneispezialität {sub} {f} özel ilaç
die Arzneispezialitäten {sub} {pl} özel ilaçlar
das Attribut {sub} {n} özellik
auf besonderen Wunsch özel istek üzerine
sich von der Masse abheben {v} [etwas Besonderes sein] özel olmak
auf privater Basis özel olarak
auf seinen besonderen Wunsch özel arzusu üzerine
der Auftrag {sub} {m} özel emir
die Auftragsarbeit {sub} {f} özel sipariş
der Ausflüglerbus {sub} {m} özel hazırlanmış gezi otobüsü
ausgesprochen {adj} özellikle
die Ausnahmegenehmigung {sub} {f} özel izin
die Ausnahmeliste {sub} {f} özel liste
der Ausnahmepreis {sub} {m} özel fiyat
der Ausnahmetarif {sub} {m} özel tarife
die Ausnahmezahlart {sub} {f} özel ödeme şekli
ausschließlich {adv} [nur, allein] özellikle
ausschließliche Wirtschaftszone law özel ekonomik bölge
außerdienstlicher Besuch {sub} {m} özel ziyaret
Bankgeschäft mit Privatkunden özel şahıslarla bankacılık
Bankgeschäfte mit Privatkunden özel şahıslarla bankacılık
die Bedarfsgruppen {sub} {pl} özel gereksinim grupları
Behaglichkeit des eigenen Heims {sub} {f} özel evin rahatlığı
bes. [Kürzel von besonders] özellikle
die Beschaffenheit {sub} {f} özellik
die Beschaffenheiten {sub} {pl} özellikler
die Beschreibung {sub} {f} özelliklerini anlatma
Beschäftigter in Privatwirtschaft özel sektörde çalışan
besondere {adj} özel olarak
besondere Ehre {sub} {f} özel namus
besondere Ehre {sub} {f} özel şeref
besondere Fachkenntnis {sub} {f} özel uzmanlık bilgisi
adressatengerecht {adj} [Beispiel: Der Sprecher hingegen muss sich adressatengerecht ausdrücken, wenn er verstanden werden will] kişiye mahsus; kişiye özel [Örnek: Konuşan kişi anlaşılmak istiyorsa, önündeki topluma göre sözlerini seçmeli.]
apartere {adj} daha özel
die Cäsiumphotozelle {sub} {f} sezyum fotozel
eigen {adj} [eigentümlich] şahsına özel
firmenspezifisch {adj} firmaya özel
flächenspezifisch {adj} satıha özel
für Damen kadınlara özel
halbprivat {adj} yarı özel
herzeigen {adj} kalbe özel
industriespezifisch {adj} endüstriye özel
intern {adj} mesleğe özel
intimste {adj} en özel
konfidenziell {adj} (daha ziyade evrakla ilgili) gizli, özel
mündlich {adv} sözel
substantiell {adj} [Philosophie] tözel
verbal {adj} [Grammatik] sözel
verbaler {adj} daha sözel
verbalste {adj} en sözel
standortspezifisch {adj} mevkiye özel
0.004s