3 direkte Treffer gefunden für: Reue

Deutsch Türkisch
die Reue {sub} {f} nedamet
die Reue {sub} {f} pişmanlık
die Reue {sub} {f} tövbe

66 indirekte Treffer gefunden für: Reue

Deutsch Türkisch
Reue empfinden pişman olmak
Reue empfinden pişmanlık duymak
Reue spüren {v} pişmanlık hissetmek
Reue zeigen {v} pişmanlık göstermek
das Reuegefühl {sub} {n} pişmanlık hissi
das Reuegeld {sub} {n} pişmanlık parası
reuelos {adj} pişman olmadan
der Reueloser {sub} {m} pişman olmayan
die Reuelosigkeit {sub} {f} pişman olmama
reuen {v} [reute, hat gereut] pişman olmak
reuen {v} [reute, hat gereut] pişmanlık duymak
reuevoll {adj} pişmanlık dolu
das Reugeld {sub} {n} cayma akçesi
das Reugeld {sub} {n} cayma parası
das Reugeld {sub} {n} cayma tazminatı
reuig {adv} nadim
reuig {adv} pişman
reuig {adv} tövbekâr
reuige Sünderin {sub} {f} pişman olan günahkâr (bayan)
reuiger Sünder {sub} {m} pişman olan günahkâr
der Reukauf {sub} {m} [Kauf mit Rücktrittsrecht gegen Zahlung eines Reugeldes] cayma parası ödeyerek satın alma hakkı
reulos {adj} pişmanlık duymayan
reumütig {adv} [Reue empfindend, bezeugend] pişman
reumütig {adv} [Reue empfindend, bezeugend] pişmanlık dolu
reumütig {adv} [Reue empfindend, bezeugend] pişmanlık içinde
reumütig {adv} [Reue empfindend, bezeugend] pişmanlıkla
reumütige- pişman-
reumütiger Mensch pişman içinde olan kişi
die Reumütigen {sub} {pl} pişman içinde olanlar
die Reumütigkeit {sub} {f} pişmanlık dolu olma
die Reunion {sub} {f} danslı toplantı
das Reunion {sub} {n} tekrar birleşmek
die Reuse {sub} {f} balık tutma sepeti
die Reuse {sub} {f} kuş avlama sepeti
reuvoll {adj} pişmanlık dolu
reüssieren {v} [reüssierte, hat reüssiert] başarmak
reüssieren {v} [reüssierte, hat reüssiert] başarı kazanmak
reüssieren {v} [reüssierte, hat reüssiert] başarılı olmak
reüssieren {v} [reüssierte, hat reüssiert] muvaffak olmak
reüssieren {v} [reüssierte, hat reüssiert] muvaffık olmak
abstandsgetreu mesafeye uygun
die Amtsuntreue {sub} {f} göreve ihanet
die Bahntreue {sub} {f} demiryolu güvenirliği
die Berufstreue {sub} {f} mesleki sadakat
bibeltreu {adj} İncile bağlı
buchstabengetreu {adj} harfi harfine
buchstabengetreu {adj} harfiyen
buchstabengetreu {adj} tamı tamına
die Budgettreue {sub} {f} bütçeye sadık kalma
bundestreu {adj} devlete sadık
die Bundestreue {sub} {f} federal devlet yararına hareket prensibi
die Bundestreue {sub} {f} Federal devlet yararına hareket prensibi
die Bündnistreue {sub} {f} ittifaka bağlılık
detailgetreu detaya sadık
detailgetreu teferruata uygun
eheliche Treue {sub} {f} eşlerin birbirine olan iffet borcu
eheliche Treue {sub} {f} sadakat yükümlülüğü
ehetreu {adj} evliliğe sadık
die Einstreu {sub} {f} [zur Aufnahme von Kot & Urin] hayvan yataklığı
die Einstreu {sub} {f} hasır
die Einstreu {sub} {f} ot
Englandtreu {adj} İngiltereye sadakatli
er blieb sich selbst treu kendine sadık kalmıştı
er zeigt überhaupt keine Reue asla pişman olmuyor
erwartungstreu {adj} beklentiye sadık
die Erwartungstreue {sub} {f} kusursuzluk
0.003s