1 direkte Treffer gefunden für: balık

Deutsch Türkisch
der Fisch {sub} {m} zool. balık

77 indirekte Treffer gefunden für: balık

Deutsch Türkisch
das Angelset {sub} {n} balık avlama seti
die Angelsets {sub} {pl} balık avlama setleri
der Angelausflug {sub} {m} balık avlama gezisi
die Angelausrüstung {sub} {f} balık avlama donanımı
das Angelfahrzeug {sub} {n} balık avlama taşıtı
die Angelferien {sub} {pl} balık avlama tatili
angeln {v} balık tutmak
angeln gehen balık tutmaya gitmek
angelnd {adj} balık tutarak
angelnd {adj} balık tutan
das Angelnetz {sub} {n} balık avlama ağı
der Angelplatz {sub} {m} balık avlama yeri
der Angelschein {sub} {m} balık avlama izni
der Angelschein {sub} {m} balık tutma izni
die Angelsehne {sub} {f} balık avlama misinesi
der Angelsport {sub} {m} balık avlama sporu
angelt [er, sie, es~] balık avlıyor
angelte [er, sie, es~] balık avlamıştı
der Angelurlaub {sub} {m} balık avlama gezisi
der Angelwurm {sub} {m} balık avlama solucanı
die Angelzeit {sub} {f} balık avlama zamanı
das Angelzeug {sub} {n} balık avlama donanımı
der Angler {sub} {m} balıkçı
die Angler {sub} {pl} balıkçılar
der Anglerhut {sub} {m} balıkçı şapkası
die Anglerhütte {sub} {f} balıkçı kulübesi
die Anglerin {sub} {f} [weiblich] balıkçı
die Anglerinnen {sub} {pl} [weiblich] balıkçı bayanlar
die Anglerkleidung {sub} {f} balıkçı elbisesi
die Anglerute {sub} {f} balıkçı sırığı
die Anglerweste {sub} {f} balıkçı yeleği
Arbeitsgruppe über Fischereibedingungen {sub} {f} balık avlanma üzerine grubu
auf Fischfang ausfahren balık avına çıkmak
auffischen {v} balık avlamak
auffischend {adj} balık avlayan
ausgräten {v} balık kılçıklarını ayıklamak
ausgräten {v} balık kılçıklarını temizleme
Ausschuss für Fischerei {sub} {m} balıkçılık kurumu
die Barteln {sub} {pl} balık bıyığı
die Bartenfäden {sub} {pl} balık bıyığı
beim Angeln kann ich mich sehr gut entspannen balık tutarken gerginliğim gidiyor
Beschränkung der Fänge {sub} {f} balık avlanma miktarını sınırlama
Bestandsumsiedlung von Fischen {sub} {f} balıkların yerini değiştirme
der Borago {sub} {m} [Pflanze] balıkotu
die Bouillabaisse {sub} {f} balık çorbası
der Bratfisch {sub} {m} balık kızartması
die Daubel {sub} {f} balık ağı
das Delikatessengeschäft {sub} {n} [Fisch und Milchprodukte] balık ve süt yiyecekleri dükkânı
die Fische füttern [Seekranker] balıklara yem vermek
drall {adj} balıketli
der Drifter {sub} {m} balık yakalamada kullanılan bir araç
der Aalbutt {sub} {m} kuzey denizinde yaşayan yassı köpek dili adı verilen balık
der Achtbindenbuntbarsch {sub} {m} levrek türü balık
der Adoptivvater {sub} {m} babalık
die Adoptivvaterschaft {sub} {f} evlat edinen babalık
die Adoptivverwandtschaft {sub} {f} evlat edinmeden dolayı ortaya çıkan akrabalık
die Affinität {sub} {f} sıhri akrabalık
der Affront {sub} {m} kabalık
der Aland {sub} {m} [Fischart] sarı balık
der Alandblecke {sub} {m} sarı balık
der Andrang {sub} {m} kalabalık
der Angelfisch {sub} {m} olta ile avlanan balık
die Anheirat {sub} {f} sıhri akrabalık
die Ansammlung {sub} {f} [Menschen-] kalabalık
der Ansturm {sub} {m} kalabalık
die Anstößigkeit {sub} {f} kabalık
die Anverwandschaft {sub} {f} akrabalık
die Armee {sub} {f} kalabalık
der Aspik {sub} {m} jelatinli balık
der Auflauf {sub} {m} kalabalık
ausgenommener Fisch {sub} {m} içi temizlenmiş balık
die Ausschreitung {sub} {f} zorbalık
der Backfisch {sub} {m} [gebratener Fisch] kızartılmış balık
der Backfisch {sub} {m} kızartılmış balık
belebt {adj} kalabalık
der Beutefisch {sub} {m} avlanan balık
bevölkerungsreichste [Insel, Stadt, Region] en kalabalık
0.004s