5 direkte Treffer gefunden für: has


77 indirekte Treffer gefunden für: has

Deutsch Türkisch
die Abasie {sub} {f} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abatisch {adj} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abbeten {v} [betete ab, hat abgebetet] hastalığı okumak
abbrühen {v} [brühte ab, hat abgebrüht] haşlamak
der Abbrühkessel {sub} {m} [brühte ab, hat abgebrüht] haşlama kazanı
abgeerntet {adj} hasatı yapılan
abgenutztes Tau {sub} {m} hasarlı halat
das Abmähen {sub} {n} hasat
Absichtserklärung auf Schadensforderung {sub} {f} hasar talebine karşı niyet açıklama
Abteilung für Patientenangelegenheiten {sub} {f} hasta sorunlarına bakan bölüm
Abteilung Patientenbetreuung {sub} {f} hasta destek bölümü
Abwesenheit von Krankheitserregern {sub} {f} hastalık geçiricilerin bulunmaması
Abwesenheit wegen Krankheit {sub} {f} hastalık nedeniyle bulunamama
Abwesenheitszeiten wegen Krankheit {sub} {pl} hastalık dolayısıyle devamsızlık zamanları
Abwicklung von Schadensfällen {sub} {f} hasar durumunu halletme
die Acarianosis {sub} {f} haşere ile geçen egzama
die Acarophobia {sub} {f} haşere kraliçesi
das Adultizid {sub} {n} [Insektizid] haşere ilacı
die Aerotherapie {sub} {f} [Med.] hastaları hava ile iyileştirme methodu
die Agglutinin {sub} {f} [Med.] hastalık mikroplarını kümleştiren madde
die Aggravation {sub} {f} hastalık belirtilerini dramatik şekilde anlatma
das Aggressin {sub} {n} hastalık yapan bakterilerin metabolizma mahsulü
die Agriothymie {sub} {f} hastalık derecesinde gaddarlık
die Akelei {sub} {f} hasekiküpesi
der Akeleisamen {sub} {m} hasekiküpesi tohumu
Akzentuierung prämorbider Persönlichkeitszüge {sub} {f} hastalık öncesi kişilik özelliklerinin belirginleşmesi
das Aldicarb {sub} {n} haşere ilacı türü
alles Lob gebührt Allah hasbinallah [Allah bize yeter]
allgemeines Befinden von Patienten verbessern {sub} {n} hastaların genel durumunu düzeltmek
Allomorphose hastalıktan değişim
der Allopath {sub} {m} hastalığa karşı hastalıkla tedavi eden doktor
die Allopathie {sub} {f} hastalığa karşı hastalıkla tedavi etme
der Alphazellstoff {sub} {m} hasır zelülozu
die Alphazellulose {sub} {f} hasır zelülozu
am Krankenbett hasta yatağında
am Krankenbett stehen {v} hasta yatağının başında durmak
ambulanter Krankenhauspatient {sub} {m} hastahanede ayakta tedavi edilen hasta
die Ambulanz {sub} {f} hastahanenin ayakta tedavi bölümü
an einer empfindlichen Stelle berühren {v} hassas bir yere dokunmak
an einer Krankheit laborieren {v} hastalıktan çekmek
die Anamnese {sub} {f} [Med.] hastalığın seyrinin anlatılması
die Anamnese {sub} {f} hastanın geçmişi
die Anamnese {sub} {f} hastanın hastalık öyküsü
der Anbauwert {sub} {m} [Erntemenge] hasılat miktarı
anbrühen {v} haşlamak
die Anfall {sub} {f} [Med.] hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalaık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalık bunalımı
der Anfall {sub} {m} hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalığa tutulma
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık tutmak
der Alpenmohn {sub} {m} akhaşhaş
bevollmächtigt {adj} murahhas
buntbleichecht {adj} ağartmaya karşı has
der Cannabis {sub} {m} [haschisch] haşhaş
charakteristisch für einen Briten bir İngiliz`e has
der Delegierter {sub} {m} murahhas
eigen {adj} [eigentümlich] kendine has
eigenartig {adj} kendine has
einlaufecht {adj} (kumaş) çekmeye karşı has
französisch {adj} Fransızlara has
die Gesandte {sub} {f} murahhas
der Gesandter {sub} {m} murahhas
das Hasch {sub} {n} [ugs.: Haschisch] haşhaş
der Haschisch {sub} {m} haşhaş
das Haschisch {sub} {n} haşhaş
Hedschas [Religion] Hicaz
höchsteigen {adj} [ganz und gar eigen] tamamen kendine has
das Kannabis {sub} {n} [Englisch: cannabis] haşhaş
konkret {adj} müşahhas
kundenindividuell {adj} müşteriye has
Lavandula stoechas karabaş otu
länderspezifisch {adj} ülkelere has
der Mandatar {sub} {m} [Rechtswissenschaft] murahhas
der Mohn {sub} {m} [Naturwissenschaft] haşhaş
der Mohn {sub} {m} [Schlaf-] haşhaş
der Mohn {sub} {m} haşhaş
0.003s