Keine direkten Treffer gefunden für: zoru

Deutsch Türkisch

60 indirekte Treffer gefunden für: zoru

Deutsch Türkisch
allgemeine Schulpflicht {sub} {f} zorunlu eğitim
allgemeine Schulpflicht {sub} {f} zorunlu okul eğitimi
die Arbeitslosenpflichtversicherung {sub} {f} zorunlu işsizlik sigortası
die Auferregungsdrehzahl {sub} {f} zorunlu devir
Aufschub der Zwangsvollstreckung zorunlu icranın ertelenmesi
Aufschub Zwangsvollstreckung {sub} {m} zorunlu icranın ertelenmesi
Aussetzung der Zwangsvollstreckung {sub} {f} zorunlu icranın taliki
die Ausweichmöglichkeit {sub} {f} zorunlu bir durum için seçenek
das Bedürfnis {sub} {n} zorunluluk
befehlend {adj} zorunlu
beurlauben {v} [beurlaubte, hat beurlaubt] zorunlu izin vermek
beurlauben {v} [beurlaubte, hat beurlaubt] zorunlu izne çıkarmak
die Beurlaubung {sub} {f} [eines Schülers] zorunlu izin verme
die Beurlaubung {sub} {f} zorunlu izin verme
die Bindung {sub} {f} [Juristisch] zorunluluk
brauchen {v} [brauchte, hat gebraucht] zorunda olmak
brauchen zu zorunda olmak
das geht mir gegen den Strich zoruma gidiyor
dringend {adj} zorunlu
dringlich {adj} zorunlu
die Dringlichkeit {sub} {f} zorunluluk
drohender {adv} zorunlu durum
der Druck {sub} {m} zorunluluk
eines Zwangsgeldes zorunlu ödemenin
Einstellung der Zwangsvollstreckung zorunlu icrayı durdurma
Einstellung Zwangsvollstreckung zorunlu icrayı durdurma
das Entbehrenmüssen {sub} {n} zorunlu mahrumiyet
entbehrlich {adj} zorunlu olmayan
erzwungen {adj} zorunlu olarak
erzwungene Beteiligung {sub} {f} zorunlu katılım
erzwungene Deinstallation {sub} {f} zorunlu demontaj
erzwungene Deinstallierung {sub} {f} zorunlu demonte etme
erzwungene Einwilligung {sub} {f} zorunlu onay
Erzwungene Ersparnis {sub} {f} zorunlu tasarruf
erzwungene Geständnisse {sub} {pl} zorunlu
erzwungene Magnetisierung {sub} {f} zorunlu manyetiklik
erzwungene Strömung {sub} {f} zorunlu akıntı
erzwungene Unterbrechung {sub} {f} zorunlu kesinti
erzwungener Halt {sub} {m} zorunlu durma
erzwungener Verkauf {sub} {m} zorunlu satış
erzwungener Winterschlaf {sub} {m} zorunlu kış uykusu
erzwungenermaßen {adj} zorunlu olarak
erzwungenes Ende {sub} {n} zorunlu son
erzwungenes Sparen {sub} {n} zorunlu biriktirme
es ist ein Pflichttermin zorunlu bir randevu
freigestellt {adj} zorunlu olmayan
gezwungen {adj} zorunda olmak
gezwungen {adj} zorunlu
die Haftpflicht {sub} {f} zorunlu mali mesuliyet
die Haftpflicht {sub} {f} zorunlu mali sorumluluk
die Haftpflichtversicherung {sub} {f} zorunlu kaza sigortası
der Feststoffkatalysator {sub} {m} katı madde katalizörü
der Lenkwaffenkreuzer {sub} {m} güdümlü silahlar kuvazörü
der Lichtdiffusor {sub} {m} ışık düfüzörü
der Luftvorwärmer {sub} {m} buhar ekonomizörü
die Massenwucht {sub} {f} kitle zoru
der Saugzug-Ekonomiser {sub} {m} baca gazı ekonomizörü
der Torpedokreuzer {sub} {m} torpito kruvazörü
der Vorwärmer {sub} {m} buhar ekonomizörü
die Zugspannung {sub} {f} gerilme zoru
0.004s