26 direkte Treffer gefunden für: bilgi vermek


31 indirekte Treffer gefunden für: bilgi vermek

Deutsch Türkisch
auskunftspflichtig {adj} bilgi vermekle mükellef
auskunftspflichtig {adj} bilgi vermekle yükümlü
das Auskunftsverweigerungsrecht {sub} {n} bilgi vermekten kaçınma hakkı
das Auskunftsverweigerungsrecht {sub} {n} bilgi vermekten çekinme hakkı
zur Auskunft verplichtet bilgi vermekte zorunlu
ablegen {v} [Zeugnis: legte ab, hat abgelegt] kendisi hakkında bilgi vermek
Aufschluss geben biri hakkında bilgi vermek
ausführlich berichten {v} etraflıca bilgi vermek
beauskunften {v} birine bilgi vermek
benachrichtigen {v} [benachrichtigte, hat benachrichtigt] birine bilgi vermek
berichten {v} [berichtete, habe berichtet] bir şey hakkında bilgi vermek
ein Referat halten bir konuda bilgi vermek
eine falsche auskunft geben {v} yanlış bir bilgi vermek
falsch beraten {v} yanlış bilgi vermek
falsch berichten {v} yanlış bilgi vermek
fehlinformieren {v} yanlış bilgi vermek
informiert halten {v} sürekli bilgi vermek
jemandem Auskunft erteilen {v} birine bilgi vermek
jemandem eine falsche Auskunft geben {v} birine yanlış bilgi vermek
jemandem Informationen geben {v} birine bilgi vermek
jemandem über etwas Bescheid geben {v} [oder sagen] birine bir şey hakkında bilgi vermek
jemanden auf dem Laufenden halten {v} birine sürekli bilgi vermek
jemanden in Kenntnis setzen {v} birine bilgi vermek
jemanden informieren {v} birine bilgi vermek
jemanden informieren wie man etwas tut {v} birine nasıl yapılacağı hakkında bilgi vermek
jemanden mit Information versorgen {v} birine bilgi vermek
jemanden von etwas in Kenntnis setzen {v} birine bir hususta bilgi vermek
jemanden von etwas unterrichten {v} birine bir şey hakkında bilgi vermek
jemanden über etwas benachrichtigen {v} birine bir konu hakkında bilgi vermek
jemanden über etwas instruieren {v} birine bilgi vermek
jemanden über etwas unterrichten {v} birini bir konuda bilgi vermek
0.002s