21 direkte Treffer gefunden für: kutu


77 indirekte Treffer gefunden für: kutu

Deutsch Türkisch
die Abklemmung {sub} {f} kutupluluğunu giderme
die Abklemmung {sub} {f} kutupsuzlaştırma
ablegen {v} [legte ab, hat abgelegt] kütüklemek
abmelden {v} [meldete ab, hat abgemeldet] kütükten silmek
an den Polen abgeflacht kutuplarda yassı şekilli
an den Polen abgeplattet kutuplarda yassılaştırılmış
anfressen der Klemmen {v} kutup aşınması
anmelden {v} [meldete an, hat angemeldet] kütüğe geçirmek
die Anschlussfahne {sub} {f} kutup çarığı
die Anschlussklemme {sub} {f} kutup bağlantısı
die Anschlussplatte {sub} {f} kutup plakası
das Anschlusspol {sub} {n} [Aku] kutup
Anzahl der Pole {sub} {f} kutupların sayısı
auf der Schachtel steht der Name eines Istanbuler Hotels kutunun üstünde Istanbul‚lu bir otelin adresi yazılı
aufzeichnen {v} [zeichnete auf, hat aufgezeichnet] kütüklemek
die Aufzeichnung {sub} {f} kütükleme
aus der Dose kutudan
der Ausgang {sub} {m} kutuplama
auswickeln {v} [wickelte aus, hat ausgewickelt] kutu açmak
Automationsgeräte für Bibliotheken {sub} {pl} kütüphaneler için otomasyon aletleri
der Barren {sub} {m} kütük
der Baukasten {sub} {m} kutu imali
der Baumstumpf {sub} {m} kütük
der Becherkondensator {sub} {m} kutu kondansatör
befindet sich auf Kasten kutunun üstünde
der Beilwinkel {sub} {m} kutup çarığı
die Bibliothek {sub} {f} kütüphane
der Bibliothekar {sub} {m} kütüphaneci
der Bibliothekarberuf {sub} {m} kütüphaneci mesleği
die Bibliothekare {sub} {pl} kütüphaneciler
die Bibliothekarin {sub} {f} [weiblich] kütüphaneci
bibliothekarisch {adj} kütüphaneye ait
bibliothekarische Informationsstellen {sub} {pl} kütüphane danışma yerleri
die Bibliothekarsstelle {sub} {f} kütüphanecilik
die Bibliotheken {sub} {pl} kütüphaneler
der Bibliotheker {sub} {m} kütüphaneci
die Bibliotheksangestellte {sub} {f} kütüphane görevlisi
die Bibliotheksangestellte {sub} {f} kütüphaneci
der Bibliotheksarchiv {sub} {m} kütüphane arşivi
die Bibliotheksausbildung {sub} {f} kütüphaneci eğitimi
der Bibliotheksausweis {sub} {m} kütüphane kimliği
die Bibliotheksaußenstelle {sub} {f} kütüphane dış şubesi
der Bibliotheksbenutzer {sub} {m} kütüphane ziyaretçisi
der Bibliotheksbenutzer {sub} {m} kütüphaneyi kullanan kişi
der Bibliotheksbestand {sub} {m} kütüphane varlığı
die Bibliotheksbestände {sub} {pl} kütüphane varlıkları
die Bibliotheksdatei {sub} {f} kütüphane dosyası
die Bibliotheksexperten {sub} {pl} kütüphane eksperleri
die Bibliotheksfunktion {sub} {f} kütüphane fonksiyonu
die Bibliotheksführung {sub} {f} kütüphane gezdirme
das Bibliotheksgebäude {sub} {n} kütüphane
die Absaugbox {sub} {f} emici kutu
die Abschirmhaube {sub} {f} blendajlı kutu
der Absteckkasten {sub} {m} [Schriftkasten] yazı sokulan kutu
der Abwurfbehälter {sub} {m} atılan kutu
das Acetobacter {sub} {n} taksokutu
alte Schachtel {sub} {f} eski kutu
die Aluminiumdose {sub} {f} alüminyum kutu
der Außenkasten {sub} {m} dış kutu
das Beigefäß {sub} {n} yedek kutu
beweglicher Kasten {sub} {m} hareketli kutu
biegsame Dose {sub} {f} esnek kutu
die Black-Box {sub} {f} kapalı kutu
die Blackbox {sub} {f} [in Flugzeug] kara kutu
die Blackbox {sub} {f} kara kutu
die Blechdose {sub} {f} teneke kutu
der Blechkasten {sub} {m} sac kutu
die Bleibüchse {sub} {f} kurşun levha kutu
die Bleibüchse {sub} {f} kurşun levhadan mamul kutu
der Blumenbecher {sub} {m} çiçekli kutu
die Botanisiertrommel {sub} {f} (araştırma için toplanmış bitkilerin konduğu) teneke kutu
der Briefhalter {sub} {m} yazılan mektupların konduğu kutu
die Büchse {sub} {f} [Dose] teneke kutu
die Büchse {sub} {f} küçük kutu
die Büchse {sub} {f} teneke kutu
der Caisson {sub} {m} inşaat işlerinde suya daldırma kutu
Castor Buchse {sub} {f} radyoaktif madde taşıyıcı kutu
0.004s