6 direkte Treffer gefunden für: gehoben


34 indirekte Treffer gefunden für: gehoben

Deutsch Türkisch
gehobene Gesellschaft {sub} {f} üst sınıf toplum
gehobene Klasse sein {v} üst sınıf olmak
gehobene Kreise {sub} {pl} yüksek çevreler
gehobene Kreise {sub} {pl} üst kademeler
gehobene Mittelschicht {sub} {f} üst orta kesim
gehobene Mittelschicht {sub} {f} üst orta sınıf
gehobene Mittelschicht {sub} {f} üst orta tabaka
gehobene Schneiderei {sub} {f} üst kesim terzihanesi
gehobene Sprache {sub} {f} yüksek dil
gehobenen Hauptes {adj} alnı açık, yüzü pak
gehobenen Hauptes {adj} göğüs gererek
gehobener {adj} daha seçkin
gehobener Dienst {sub} {m} yüksek basamak memurluğu
gehobener Dienst {sub} {m} üst orta mevki
gehobener Lebensstandard {sub} {m} yüksek yaşam tarzı
gehobener Sprachgebrauch {sub} {m} yüksek ifade tarzı
gehobener Stil {sub} {m} yüksek stil
gehobenes Preisniveau {sub} {n} yüksek fiyat seviyesi
gehobenste {adj} en seçkin
abgehoben {ugs.} burnu büyük
abgehoben kaldırılmış
abgehoben yüksekte
angehoben kaldırmış
aufgehoben kaldırılmış
aufgeschoben ist nicht aufgehoben [Jemand hat keine Zeit, aber möchte einen neuen Termin finden] ileride uygun yeni bir randevu bulunur
emporgehoben [er hat~] yukarı kaldırmış
emporgehoben [es ist~] yukarı kaldırılmış
herausgehoben [er, sie, es hat~] özellikle belirtti
hervorgehoben ön plana çıkarılan
hochgehoben yükseğe kaldırıldı
nicht aufgehoben yürürlükten kalkmadı
schlecht aufgehoben iyi saklanamamış
schlecht aufgehoben korunamamış
unaufgehoben {adj} yürürlükten kalkmamış
0.001s