15 direkte Treffer gefunden für: çit


76 indirekte Treffer gefunden für: çit

Deutsch Türkisch
abgezäunt çit ile ayrılmış
abgezäunt çit içine alınmış
ablatten {v} [lattete ab, hat abgelattet] çıtayı alma
abzäunen {v} [zäunte ab, hat abgezäunt] çit çekmek
abzäunend {adj} çit çeken
die Abzäunung {sub} {f} çit çekme
die Abzäunung {sub} {f} çitle ayırma
der Ackerschlag {sub} {m} çitli tarla
angekräuseltes Garn {sub} {n} çitişmiş iplik
die Braunelle {sub} {f} çit serçesi
die Citophobia {sub} {f} bazır ruh hastalarında görülen yemek yememe
die Citophobia {sub} {f} sitofobi
das Citrate {sub} {n} sitrat
das Citrin {sub} {n} sitrin
das Citronellgras {sub} {n} [Cymbopogon nardus] Tatlıot
das Citronellöl {sub} {n} limon yağı
citronengelb {adj} limon sarısı
die Citronensäure {sub} {f} [Rechtschreibvariante] citric acid
die Citronensäure {sub} {f} [Rechtschreibvariante] sitrik asit
die Citronensäure {sub} {f} limon asidi
das Citronenöl {sub} {n} limon yağı
citrongelb {adj} limon sarısı
Citrullus vulgaris [Latein: Wassermelone] karpuz
Citrus Bergamia bergamot
die Citrusfrüchte {sub} {pl} narenciye
die City {sub} {f} kent
die City {sub} {f} site
die City {sub} {f} şehir
die City-Maut {sub} {f} {ugs.} şehirde oto yolu parası
die Citylage {sub} {f} şehir konumu
der Cityrand {sub} {m} şehir kenarı
das Limit erhöhen çıtayı yükseltmek
das Limit überschreiten çıtayı aşmak
das Limit übersteigend çıtayı aşan
das scharfe S çit S (ß)
die Hecken schneiden çit kesmek
die Latte sehr hoch legen {v} çıtayı çok yüksek tutmak
die Latte überqueren {v} [Hochsprung] çıtadan atlamak
die Messlatte höher legen çıtayı yükseltmek
die Dielung {sub} {f} çıta döşeme
das Drahtgeflecht {sub} {n} çit örgü
das Drahtgerüst {sub} {n} çit örgü
der Druckknopf {sub} {m} [Kleid] çıtçıt
eine Hecke beschneiden çiti keserek kısaltmak
eine Hecke schneiden çiti kesmek
einen Zaun aufrichten {v} çit çekmek
einfassen {v} [ich fasste ein, ich habe eingefasst] çit çekmek
einfassen {v} [mit Zaun] çit çekmek
einfenzen {v} [ich fenzte ein, ich habe eingefenzt] çit çekmek
einfenzen {v} [ich fenzte ein, ich habe eingefenzt] çitlemek
einfriedigen {v} çit yapmak
das Atrium {sub} {n} geçit
der Aufmarsch {sub} {m} resmi geçit
der Aufstieg {sub} {m} geçit
der Auszug {sub} {m} [zeremoniell] geçit
der Außensteg {sub} {m} dış geçit
die Bahn {sub} {f} geçit
die Bahnüberführüng {sub} {f} üst geçit
die Baumhecke {sub} {f} ağaç çit
der Bauzaun {sub} {m} inşaatın etrafına kurulan çit
das Bindwerk {sub} {n} kafesli çit
der Boracit {sub} {m} [Erz] borasit
der Bretterzaun {sub} {m} [an Baustelle] inşaat çevresinde tahta çit
der Bretterzaun {sub} {m} tahta çit
die Bräme {sub} {f} çalı veya otlardan yapılma çit
der Calcit {sub} {m} kalsit
der Canon {sub} {m} geçit
der Chintz {sub} {m} (kumaş) çit
das Defilee {sub} {n} resmi geçit
die Dornenhecke {sub} {f} dikenli çit
die Dornhecke {sub} {f} dikenli çit
der Drahteinfriedigung {sub} {m} madenî tel çit
der Durchbruch {sub} {m} geçit
die Durchfahrt {sub} {f} [Ort] geçit
die Durchfuhr {sub} {f} düzgeçit
der Durchgang {sub} {m} geçit
0.003s