4 direkte Treffer gefunden für: yerler


41 indirekte Treffer gefunden für: yerler

Deutsch Türkisch
auf allen Vieren gehen {v} yerlerde sürünmek
auf dem Boden wälzend vor Lachen yerlerde ağnanarak gülmek
aufstöbern {v} [stöberte auf, hat aufgestöbert] yerlerinden oynatmak
bis sie platziert sind yerlerine yerleştirilinceye kadar
den Boden wischen yerleri silmek
die Plätze tauschen yerleri değiştirmek
die Plätze vertauschen yerleri birbirine karıştırmak
herumliegen {v} [unordentlich] yerlerde sürünmek
herumliegen {v} yerlerde sürünmek
Platzierte Elemente {sub} {pl} yerlerine konmuş elemanlar
der Platzkartenwagen {sub} {m} yerleri numaralı vagon
sich unterwürfig benehmen {v} yerlere kapanmak
Sitze tauschen {v} yerleri değiştirmek
Staub saugen {v} yerleri elektrikli süpürge ile temizlemek
umstellen {v} [Möbel: umstellte, hat umstellt] yerlerini değiştirmek
abgelegene Gegenden {sub} {pl} ıssız yerler
alle anderen Plätze tüm öteki yerler
alternative Stellen für den Lufteingang hava girişi için alternatif yerler
die Anfressungsstellen {sub} {pl} aşınan yerler
die Aufenthaltsorte {sub} {pl} ikamet edilen yerler
Austragungsorte der Olympischen Winterspiele {sub} {pl} kış olimpiyadı oyunlarının yapıldığı yerler
die Barrieren {sub} {pl} bariyerler
die Beichtstühle {sub} {pl} günah çıkartılan yerler
benannte Stellen {sub} {pl} bahsedilen yerler
die Bestimmungsorte {sub} {pl} belirlenen yerler
die Bettstellen {sub} {pl} yatacak yerler
biblische Orte {sub} {pl} İncilce kutsal yerler
die Brachflächen {sub} {pl} nadasa bırakılmıs yerler
Brutstätte von Ideen {sub} {f} fikir doğan yerler
die Brutstätten {sub} {pl} üreyen yerler
böhmische Dörfer für jemanden sein biri için bilinmeyen yerler
die Einfriedungen {sub} {pl} etrafı çitle çevrili yerler
entlegene Gegenden {sub} {pl} ıssız yerler
die Flussschwinden {sub} {pl} nehirin döküldüğü yerde toprağa sızdığı yerler
die Fundorte {sub} {pl} bulunan yerler
die Gefahrenstellen {sub} {pl} tehlike işaretli yerler
die Glimmerstellen {sub} {pl} ışıltılı yerler
die Grasnarben {sub} {pl} sık otların kapladığı yerler
große Plätze {sub} {pl} büyük yerler
die Hanglagen {sub} {pl} bayırlı yerler
heilige Stätten {sub} {pl} kutsal yerler
0.003s