10 direkte Treffer gefunden für: falten


75 indirekte Treffer gefunden für: falten

Deutsch Türkisch
Falten am Faltenrock {sub} {pl} etekte katmerler
Falten ausbügeln kırışıklıkları ütüyle düzlemek
Falten bilden büzülmek
Falten machen {sub} {f} katman yapmak
Falten schlagen {v} katmanlamak
Falten von Stoffen {sub} {n} kumaşı katlama
Falten werfen {v} [sich bauschen] buruşmak
Falten werfen {v} [sich bauschen] kırışmak
Falten ziehen {v} kırışıklık vermek
der Faltenbalg {sub} {m} körük
das Faltenbalgkompensator {sub} {n} körük potensiyometresi
der Faltenbalgstoff {sub} {m} körük maddesi
das Faltenbalgventil {sub} {n} körük supabı
der Faltenbesatz {sub} {m} volan
der Faltenbesitz {sub} {m} farbala
der Faltenbesitz {sub} {m} volan
der Faltenbeutel {sub} {m} körüklü torba
die Faltenbildung {sub} {f} buruşturma
die Faltenbildung {sub} {f} büklüm oluşumu
die Faltenbildung {sub} {f} kırışıklık oluşması
die Falteneinschlagmaschine {sub} {f} katlama makinesi
das Faltenfilter {sub} {n} katlanmış filtre
faltenfrei {adj} katmersiz
faltenfrei {adj} kırışıksız
das Faltengebirge {sub} {n} katlı kayalar
das Faltengesicht {sub} {n} kırışık yüz
die Faltenglättung {sub} {f} kırışık giderme
die Faltenhaut {sub} {f} kırışık deri
der Faltenhohlraum {sub} {m} katlanmış boşluk
das Faltenland {sub} {n} katlı bölge
faltenlos {adj} katmersiz
faltenlos {adj} kırışıksız
das Faltenrad {sub} {n} katlanabilir bisiklet
faltenreich {adj} çok kırışık
der Faltenring {sub} {m} katmanlı yüzük
der Faltenriss {sub} {m} katman çatlağı
der Faltenrock {sub} {m} pileli etek
der Faltenrock {sub} {m} plili etek
der Faltenrock {sub} {m} pliseli etek
das Faltenrohr {sub} {n} dirsek boru
der Faltenrohrbogen {sub} {m} oluklu dirsek boru
das Faltenschlagen {sub} {n} katman yapma
der Faltenschlauch {sub} {m} akordiyon şeklinde hortum
die Faltenschläuche {sub} {f} kıvrımlı hortum
der Faltenstreifen {sub} {m} kırım
der Faltenstreifen {sub} {m} kırışıklık izi
der Faltenstreifen {sub} {m} ütü izi
der Faltenversuch {sub} {m} katlama denemesi
der Faltenwurf {sub} {m} kumaşa güzel kıvrımlar verme
die Adduktorenfalten {sub} {pl} üst kalça buruşuklukları
auf die Hälfte falten yarısından katlamak
auffalten {v} [faltete auf, hat aufgefaltet] açmak
auffalten {v} [faltete auf, hat aufgefaltet] buruşturmak
auffalten {v} [faltete auf, hat aufgefaltet] sermek
auffalten {v} [faltete auf, hat aufgefaltet] yaymak
auseinander falten {v} [alt] katlanmış olan bir şeyi açmak
auseinander falten {v} [alt] yaymak
auseinanderfalten {v} katmanları çözerek açmak
auseinanderfalten {v} katlanmış olan bir şeyi açmak
auseinanderfalten {v} yaymak
ausfalten {v} açılmak
ausfalten {v} [entfalten] gelişmek
die Bügelfalten {sub} {pl} ütü çizgileri
die Dauerfalten {sub} {pl} kalıcı pliseler
die Hände falten ellerini kavuşturmak
einfalten {v} katlamak
enfalten {v} [zeigen, ausbreiten, ausleben] yansıtmak
entfalten {v} [sich entwickeln] gelişmek
entfalten {v} [sich ~] açmak
entfalten {v} [sich ~] gelişmek
entfalten {v} dürülen bir şeyi yaymak
entfalten {v} geliştirmek
entfalten {v} sermek
entfalten {v} yaymak
faltete {v} s. falten
0.004s