9 direkte Treffer gefunden für: ateş


77 indirekte Treffer gefunden für: ateş

Deutsch Türkisch
abbrennen {v} [brannte ab, hat abgebrannt] ateşlemek
abfeuern {v} [feuerte ab, hat abgefeuert] ateşlemek
abfeuernd {adj} ateşleyen
die Abfeuerung {sub} {f} ateşleme
die Abfeuerungskurbel {sub} {f} ateşleme kolu
abfiebern {v} [Krankheit: fieberte ab, hat abgefiebert] ateşi azalmak
abfiebern {v} [Krankheit: fieberte ab, hat abgefiebert] ateşi inmek
abgeschossen ateş etmiş
abglühen {v} ateşte kızdırmak
Abortus febrilis {v} ateşli hatalı doğum
abschießen [töten] ateş edip öldürmek
abschießen {v} [schoss ab, hat abgeschossen] ateş etmek
abschießen {v} [Waffe: schoss ab, hat abgeschossen] ateş etmek
abschießend {adj} ateş eden
abschmieden {v} [schmiedete ab, hat abgeschmiedet] ateşte kızdırarak dövmek
die Abschussanlage {sub} {f} ateş etme tertibatı
die Abschussbasis {sub} {f} ateş etme bazı
afebril [lateinisch] ateşi olmama
afebril [lateinisch] ateşsiz
afebrilis ateşli
anbrennen {v} [brannte an, hat angebrannt] ateş almak
anbrennen {v} [brannte an, hat angebrannt] ateşlemek
anbrennend {adj} ateş alan
die Andrehklaue {sub} {f} ateşleme mandalı
die Andrehkurbelklaue {sub} {f} ateşleme kabzalı debriyaj
das Anfachungsgebiet {sub} {n} ateşlenme alanı
das Anfahrdiagramm {sub} {n} ateşleme diyagramı
das Anfahrdrehmoment {sub} {n} ateşleme gücü
das Anfahrdrehmoment {sub} {n} ateşleme momenti
der Anfahrdruck {sub} {m} ateşleme basıncı
der Anfahrschieber {sub} {m} [Anfahrventil] ateşleme supabı
die Anfahrstufe {sub} {f} ateşleme basamağı
Anfahrventil [Anfahrschiber] ateşleme supabı
der Anfahrvorgang {sub} {m} ateşleme prosedürü
der Anfahrvorgang {sub} {m} ateşleme süreci
die Anfahrvorrichtung {sub} {f} ateşleme düzeneği
die Anfahrzeit {sub} {f} ateşleme periyodu
das Anfeuerholz {sub} {n} ateş tavlama odunu
anfeuern {v} [feuerte an, hat angefeuert] ateşlemek
die Anfeuerung {sub} {f} [mit Polieröl] ateşleme
die Anfeuerung {sub} {f} ateşleme
die Anfeuerungen {sub} {pl} ateşlemeler
Anfeuerungs- ateşleme-
angefeuert ateş almış
angefeuert werden {v} ateşlenmek
angezündet ateşlenmiş
das Anheizholz {sub} {n} ateşleme odunu
die Anheizkohle {sub} {f} ateşleme koku
ankochen {v} [Essen: kochte an, hat angekocht] ateşe göstermek
Anlassakkumulator für Fahrzeuge {sub} {m} ateşleme aküsü
das Anlassdrehmoment {sub} {n} ateşleme momenti
abgefeuert edilen ateş
adynamisches Fieber {sub} {n} adinamik ateş
akutes rheumatisches Fieber {sub} {n} akut romatizma ile ilgili ateş
das Anflugfeuer {sub} {n} uçarak gelen ateş
Angehöriger eines Staates {sub} {m} ülke mensubu
Angehöriger eines westeuropäischen Staates {sub} {m} Batı Avrupa ülkesi mensubu
anhaltendes Fieber {sub} {n} sürekli ateş
aseptisches Fieber {sub} {n} mikropsuz ateş
auf Kosten des Staates devlet hesabına
auf Kosten des Staates kamu hesabına
Ausgaben des Staates {sub} {pl} devletin giderleri
bewachtes Feuer {sub} {n} göz altındaki ateş
die Bratenkartoffeln {sub} {pl} soğanla kızartılmış patates
die Bratkartoffel {sub} {f} kızarmış patates
die Bratkartoffeln {sub} {pl} kızarmış patates
die Brühkartoffel {sub} {pl} haşlanmış patates
Börsenvertreter des Staates {sub} {m} devletin borsa temsilcisi
Bürger eines amerikanischen Staates {sub} {pl} Amerikada bir eyaletin vatandaşları
Bürger eines westeuropäischen Staates {sub} {pl} bir batı avrupa ülkesinin vatandaşları
das Dauerfeuer {sub} {n} [Militär] sürekli ateş
das Dengue-Fieber {sub} {n} yedi günlük ateş
das Denguefieber {sub} {n} yedi günlük ateş
des Staates devletin
die Devisen-Kross-Rates {sub} {pl} [Wirtschaft] kambiyo çapraz kurları
die Devisen-Kross-Rates {sub} {pl} döviz çapraz kurları
die Eiertomate {sub} {f} yumurta şeklinde domates
0.003s