2 direkte Treffer gefunden für: üstte

Deutsch Türkisch
droben {adv} üstte
oben {adv} üstte

38 indirekte Treffer gefunden für: üstte

Deutsch Türkisch
Ansicht von oben {sub} {f} üstten görünüş
aufklemmen {v} üstten sıkıştırmak
die Draufsicht {sub} {f} üstten bakış
die Draufsicht {sub} {f} üstten görünüm
Herrenmenschen und Untermenschen {sub} {pl} üsttekiler ve alttakiler
hängendes Ventil {sub} {n} üstten supap
der Klappfenster {sub} {m} üstte geri doğru açılan pencere
kursiv {adj} üstten aşağı doğru eğik olan baskı harfi tipi
kursiv drucken üstten aşağı doğru eğik olan baskı harflerle baskı
kursiv gedruckt üstten aşağı doğru eğik olan baskı harflerle basılmış
Motor mit zwei obenliegenden Nockenwellen {sub} {m} üstte duran iki eksantrik milli motor
oben liegende Nockenwelle üstte duran kam mili
obenhin {adv} üstten
obenliegend {adj} üstte duran
obenliegende- üstte duran-
obenliegende Kettenstreben {sub} {pl} üstte duran zincirli destek
obenliegende Nockenwelle üstte duran kam mili
obere {adj} [oberer, oberes] üstteki
die Oberhitze {sub} {f} üstten ısıtma
das Oberlicht {sub} {n} üstten gelen gün ışığı
das Oberlicht {sub} {n} üstten gelen ışık
oberschlächtig {adj} üstten akan suyla çalışan bir değirmen türü
das Oberwasser {sub} {n} üstten akan
das Oberwasser {sub} {n} üstten akan değirmen suyu
die Rohrständerleitung {sub} {f} üstten kutuplu toprak hattı
der Schachtkalkofen {sub} {m} üstten doldurma kireç ocağı
der Schachtofen {sub} {m} üstten doldurma izabe ocağı
der Schüttofen {sub} {m} üstten yakmalı kömür sobası
die Unterspannbahn {sub} {f} üstten askılı tren
überbacken {v} [im Grill] üstten ısı vererek pişirmek
überbackend {adj} üstten kızartan
der Vorgesetzter {sub} {m} üstteki eleman
der Wurfschaufellader {sub} {m} üstten aşırarak yükleyici
obenan {adv} en üstte
obenauf {adv} en üstte
obendrauf {adv} en üstte
oberste {adj} en üstte
zuoberst {adv} en üstte
0.002s