6 direkte Treffer gefunden für: meyve


77 indirekte Treffer gefunden für: meyve

Deutsch Türkisch
abgepflückt meyveleri toplanmış
auspflücken {v} meyveleri ayıklamak
das Backobst {sub} {n} meyve kurusu
die Backobstmilbe {sub} {f} meyve kurusu böceği
der Balg {sub} {m} meyve vaya sebze kabuğu
das Beerchen {sub} {n} meyve taneciği
die Beere {sub} {f} meyve tanesi
die Beeren {sub} {pl} meyve taneleri
Beeren sammeln {v} meyve toplamak
Beeren sammeln gehen {v} meyve toplamaya gitmek
Beeren suchen {v} meyve aramak
Beeren tragen {v} meyve taşımak
Beeren tragend {adj} meyveli
die Beerenfrüchte {sub} {pl} meyveler
beerenförmig {adj} meyve şeklinde
das Beerengelee {sub} {n} meyve reçeli
das Beerengrün {sub} {n} meyve yeşili
die Beerenhülse {sub} {f} meyve kabuğu
der Beerenjoghurt {sub} {m} meyveli yoğurt
die Beerenlese {sub} {f} meyve toplama
die Beerenreife {sub} {f} meyve olgunluğu
beerensammeln {v} meyve toplamak
die Beerensauce {sub} {f} meyve salçası
die Beerenseuche {sub} {f} meyve hastalığı salgını
das Beerenstielchen {sub} {n} meyve sapı
der Beerenstrauch {sub} {m} meyve çalısı
beerentragend {adj} meyveli
beerentragend {adj} meyvesi olan
die Beerenzeit {sub} {f} meyve zamanı
das Beerlein {sub} {n} meyve taneciği
die Beerseuche {sub} {f} meyve salgını
die Früchte ernten {v} [figürlich] meyveleri toplamak
der Drops {sub} {m} meyve katkılı akide şekeri
das Dörrobst {sub} {n} meyve kurusu
eine Frucht pflücken {v} meyve toplamak
der Entsafter {sub} {m} meyve suyu çıkarma aleti
der Entsaftungsapparat {sub} {m} meyve suyu çıkarma aleti
erfolgen {v} meyve vermek
das Exokarp {sub} {n} meyvenin en dış tabakası
Feuerbrand der Obstgehölze {sub} {m} meyve ağacı çalıları yangını
Frucht bilden {v} meyve olmak
Frucht tragen {v} meyve vermek
Frucht tragend {adj} meyve veren
Frucht- meyveli-
fruchtartig {adj} meyveye benzer
fruchtbar {adj} meyveli
der Fruchtbaum {sub} {m} meyve ağacı
der Fruchtbecher {sub} {m} meyve tası
die Fruchtbildung {sub} {f} meyve oluşumu
das Fruchtblatt {sub} {n} meyve-yaprak
der Fruchtbonbon {sub} {m} meyveli şeker
abtragende Frucht {sub} {f} toplanmış meyve
das Backobst {sub} {n} fırında pişirilmiş meyve
das Backobst {sub} {n} güneşte kızartılmış meyve
das Büchsenobst {sub} {n} konserve meyve
das Dessert {sub} {n} yemek arkasından yenen tatlı veya meyve
die Dörrfrucht {sub} {f} kurutulmuş meyve
das Dörrobst {sub} {n} kuru meyve
das Dörrobst {sub} {n} kurutulmuş meyve
das Dünstobst {sub} {n} buğulu meyve
das Edelobst {sub} {n} değerli meyve
eingemachtes Obst {sub} {n} konserve meyve
einheimische Frucht {sub} {f} yerli meyve
der Erstling {sub} {m} (meyve) ilk meyve
das Fallobst {sub} {n} ağaçtan düşen meyve
frisches Obst {sub} {n} taze meyve
das Frischobst {sub} {n} taze meyve
das Früchtchen {sub} {n} [kleine Frucht] küçük meyve
das Frühobst {sub} {n} turfanda meyve
die Giftbeere {sub} {f} zehirli meyve
grün {adj} ham meyve
grünes Obst {sub} {n} ham meyve
halbe Frucht {sub} {f} yarım meyve
der Hartobst {sub} {m} sert meyve
die Hülsenfrucht {sub} {f} kabuklu meyve
der Hülsenfrüchtler {sub} {m} baklagil meyve
das Industrieobst {sub} {n} endüstriyel meyve
0.005s