Keine direkten Treffer gefunden für: (birini

Deutsch Türkisch

51 indirekte Treffer gefunden für: (birini

Deutsch Türkisch
anherrschen {v} (birini) azarlamak
anschreien {v} (birini) azarlamak
anschreien {v} (birinin) yüzüne karşı bağırmak
bedrohen {v} (birini) tehdit etmek
bedrängen {v} (birini) rahatsız etmek
bedrängen {v} (birini) sıkıştırmak
beeinflussen {v} (birini) tesir altında bulundurmak
beflecken {v} (birini) lekelemek
die Befleckung {sub} {f} (birini) lekeleme
befolgen {v} (birini) taklit etmek
befugen {v} (birini) yetkili kılmak
befähigen {v} (birini) vekil kılmak
begaben {v} [begab, hat begeben] (birini) yetkili kılmak
begaunern {v} (birini) dolandırmak
begnadigen {v} (birinin) cezasını affetmek
begönnern {v} [begönnerte, hat begönnert] (birini) himaye etmek
begönnern {v} [begönnerte, hat begönnert] (birini) korumak
beheimaten {v} (birini bir yere) yerleştirmek
behelligen {v} (birini) taciz etmek
beigesellen {v} [gesellte bei, hat beigesellt] (birini birine) yardımcı vermek
beirren {v} (birini) yanıltmak
beispringen {v} (birinin) imdadına koşmak
beistimmen {v} [stimmte bei, hat beigestimmt] (birinin) fikrine katılmak
bekehren {v} [Glaube] (birini) çevirmek
bekehrend {adj} (birini) çeviren
beklagen, sich- {v} [beklagte sich , hat sich beklagt] (birini birine) sikâyet etmek
das Bekritteln {sub} {n} (birini) eleştirme
bekritteln {v} [bekrittelte, hat bekrittelt] (birini) eleştirmek
bekritteln {v} [bekrittelte, hat bekrittelt] (birini) kınamak
belangen {v} [belangte, hat belangt] (birini) dava etmek
belemmern {v} [belemmerte, hat belemmert] (birini) rahatsız etmek
beluchsen {v} (birini) gözetlemek
benebeln {v} [benebelte, hat benebelt] (birini) sarhoş etmek
benehmen {v} [benahm, hat benommen] (birini bir şeyden) mahrum etmek
benehmen {v} [benahm, hat benommen] (birinin) soluğunu kesmek
bereden {v} (birinin) arkasından konuşmak
berennen {v} {ugs.} [berannte, hat berannt] (birini) sıkıştırmak
berücken {v} (birini) sihirlemek
die Beschattung {sub} {f} (birini) gözetleme
beschuhen {v} (birinin ayağına) ayakkabı giydirmek
beschummeln {v} [beschummelte, habe beschummelt] (birini) kandırmak
beschuppen {v} (birini) aldatmak
besiegen {v} [besiegte, hat besiegt] (birini) yenmek
bespucken {v} [bespuckte, hat bespuckt] (birinin) yüzüne tükürmek
betölpeln {v} (birini) kandırmak
betören {v} [betörte, hat betört] (birini) aldatmak
bevormunde [ich~] (birini) kısıtlıyorum
bezichtigen {v} [bezichtete, hat bezichtet] (birini bir şeyle) suçlamak
der Biograf {sub} {m} (birinin) biyografisini yazan kişi
der Biograf {sub} {m} (birinin) hayatını yazan kişi
die Biografen {sub} {pl} (birinin) hayatını yazan kişiler
0.002s