Keine direkten Treffer gefunden für: durumu

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: durumu

Deutsch Türkisch
Affekt inadäquater {sub} {m} durumuna uygun olmayan duygu
allein für die Beurteilung des Sachverhalts zuständig durumu yalnız değerlendirmekle yetkili
auf eine Lage aufmerksam machen {v} durumu izah etmek
die Bessergestellte {sub} {f} durumu daha iyi olan
die Bessergestellte {sub} {pl} durumu daha iyi olanlar
bestimmen, wo es langgeht durumu tespit etmek
Beurteilung der Lage {sub} {f} durumu değerlendirmek
bitterernst {adj} durumu vahim
dareinfinden {v} [fand darein, habe dareingefunden] durumu kabullenmek
das Beste aus einer Situation herausholen {v} durumu en iyi şekilde değerlendirmek
das Beste aus etwas machen {v} durumu en iyi şekilde idare etmek
das Beste daraus machen {v} durumu iyi idare etmek
den Stand der Sache darlegen {v} durumu bildirmek
den Stand halten durumu korumak
den Zustand bessern durumu iyileştirmek
den Zustand erhalten durumu korumak
den Zustand untersuchen durumu incelemek
der Ernst der Situation durumun ciddiyeti
die Lage besprechen durumu görüşmek
die Lage einschätzen {v} durumu değerlendirmek
die Lage erfassen {v} durumun farkına varmak
die Lage erfassen {v} durumu kavramak
die Lage erkennen {v} durumun farkında olmak
die Lage retten durumu kurtarmak
die Lage zuspitzen {v} durumu zora sokmak
die Lage überdenken durumu yeniden etraflıca değerlendirmek
die Situation retten durumu kurtarmak
die Stellung halten durumu muhavaza etmek
eine Lage bereinigen {v} durumu düzene sokmak
eine Lage bessern {v} durumu düzeltmek
eine Situation retten durumu kurtarmak
eine Situation schildern durumu tarif etmek
er hat`s nicht geschnallt durumu anlamadı
es geht ihm wieder gut durumu düzeldi
es geht Ihnen besser als uns durumunuz bizden iyi
es geht mir schlecht durumum kötü
es ging ihm ziehmlich dreckig durumu çok kötüydü
es ist ein Jammer mit etwas durumu çok kötü
es lässt sich nicht ändern durumu değiştirmek mümkün değil
es schwer haben durumu zor olmak
es sehr schwer haben durumu çok zor olmak
etwas von sich hören lassen {v} durumunu bildirmek
gegebenenfalls {adj} [wenn der betreffende Fall eintreten sollte] durumunda
Gemüt beruhigen {v} durumu rahatlatmak
gut situiert {adj} durumu iyi
gutsituiert {adj} durumu iyi, hali vakti yerinde
identifizieren {v} durumunu tespit etmek
die Identifizierung {sub} {f} durumunu tespit
jemandem geht ein Licht auf durumu anlamaya başlamak
Lage besprechen {sub} {f} durumu konuşmak
Lage erfassen {sub} {f} durumu kaydetmek
abessiv {adj} yok olma durumu
abessiv {adj} yokluk durumu
die Abfallstendenz {sub} {f} çöp durumu
das Abflussverhalten {sub} {n} akma durumu
der Ablativ {sub} {m} çıkma durumu
die Ablegereife {sub} {f} yük askılarını kullanımdan kaldırma durumu
die Abrechnungsgegenwart {sub} {f} şu andaki hesap durumu
der Abrechnungsstatus {sub} {m} hesap durumu
der Abrechnungszustand {sub} {m} hesap durumu
das Abrichtverhalten {sub} {n} planyalanabilme durumu
das Abriebverhalten {sub} {n} aşınma mukavemet durumu
das Abrollverhalten {sub} {n} açılabilirlik durumu
die Absatzlage {sub} {f} piyasa durumu
Abschneiden in der Schule {sub} {n} okulda başarı durumu
abwechslungsweise çesitlilik durumu
der Adessivus {sub} {m} yakınlık durumu
der Aggregatzustand {sub} {m} aletin durumu
der Aggregatzustand {sub} {m} cihaz durumu
die Akataphasie {sub} {f} gramatik kurallarını doğru uygulayamama durumu
der Akkomandationszustand {sub} {m} uygulama durumu
der Akkusativ {sub} {m} belirtme durumu
die Aktenlage {sub} {f} dosya durumu
der Aktivierungszustand {sub} {m} aktivite durumu
das Aktivitätsfrequenzansprechverhalten {sub} {n} aktivite frekansı yanıtlama durumu
aktueller Revisionsstand {sub} {m} aktüel revizyon durumu
aktueller Zählerstand {sub} {m} şu andaki sayaç durumu
0.005s