Keine direkten Treffer gefunden für: yans

Deutsch Türkisch

68 indirekte Treffer gefunden für: yans

Deutsch Türkisch
abgestrahlt yansıtılmış
die Abprallung {sub} {f} yansıma
der Abprallungswinkel {sub} {m} yansıma açısı
abspiegeln {v} [sich] yansımak
abspiegeln {v} [spiegelte ab, hat abgespiegelt] yansıtmak
abspiegelnd yansıyan
der Abstrahl {sub} {m} yansıyan ışın
das Abstrahlen {sub} {n} yansıtma
abstrahlen {v} [strahlte ab, hat abgestrahlt] yansıtmak
abstrahlend {adj} yansıyan
die Abstrahlfläche {sub} {f} yansıma yüzeyi
das Abstrahlgebläse {sub} {n} yansıtma körüğü
der Abstrahlgrad {sub} {m} yansıma derecesi
das Abstrahlmaß {sub} {n} yansıma ölçüsü
die Abstrahlplatte {sub} {f} yansıtıcı plaka
die Abstrahlschicht {sub} {f} yansıtıcı tabaka
die Abstrahlsicherheit {sub} {f} yansıma emniyeti
die Abstrahlung {sub} {f} yansıma
die Abstrahlungscharakteristik {sub} {f} yansıma karekteristiği
die Abstrahlungsgrenze {sub} {f} yansıma sınırı
der Abstrahlungswinkel {sub} {m} yansıma açısı
der Abstrahlwinkel {sub} {m} yansıyan ışın açısı
Abweichung durch Reflexionen {sub} {f} yansıma sapması
beamen {v} yansıtmak
bespiegeln {v} [darstellen] yansıtmak
die Bespiegelung {sub} {f} yansıtma
Bild mit Strahlreflexion {sub} {n} yansıma hüzmeli resim lambası
der Blaff {sub} {m} yansıma
brechender Winkel {sub} {m} yansıtma açısı
bündnisfrei {adj} yansız
der Eigenreflexionsgrad {sub} {m} yansıtıcılık derecesi
Eine Abnahme der Amplitude des reflektierten Ultraschallsignals yansıyan ultrason sinyalinin amplitüdünde bir azalma
enfalten {v} [zeigen, ausbreiten, ausleben] yansıtmak
enfaltet [er, sie, es~] yansıtıyor
enfaltete [er, sie, es~] yansıtmıştı
die Entspiegelung {sub} {f} yansınmayı engelleme
gespiegelt [es ist~] yansıdı
das Hallen {sub} {n} yansıma
die Hallen {sub} {pl} yansımalar
hallen {v} yansımak
Hallen und Widerhallen {sub} {n} yansımak ve tekrar yansımak
die Inzidenz {sub} {f} yansıma
lautmalend {adj} yansımalı
der Nachhall {sub} {m} yansıma
nachhallend {adj} yansıyıcı
nachhallende yansıyıcı
das Nachhallfeld {sub} {n} yansıma alanı
die Nachhallzeit {sub} {f} yansıma zamanı
das Nebenproblem {sub} {n} yansorun
neutral {adj} yansız
die Neutralisierung {sub} {f} yansızlaştırma
die Betonfliese {sub} {f} beton fayans
Fayence {v} fayans
die Feinsteinzeugfliese {sub} {f} kaliteli taştan fayans
die Fliese {sub} {f} fayans
die Gesamtvarianz {sub} {f} umumi varyans
das Halbporzellan {sub} {n} fayans
die Kachel {sub} {f} [glasierte] fayans
die Keramikfliese {sub} {f} seramik fayans
kleine Fliese {sub} {f} küçük fayans
der Majolika {sub} {m} fayans
die Patence {sub} {f} [Spiel] pasyans
die Patience {sub} {f} pasyans
die Platte {sub} {f} [relativ dünn: Fliese, Kachel] ince fayans
die Platte {sub} {f} [Wand, Fußboden] fayans
das Steingut {sub} {n} fayans
der Trauring {sub} {m} alyans
die Varianz {sub} {f} varyans
0.008s