Keine direkten Treffer gefunden für: vas

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: vas

Deutsch Türkisch
die Akzise {sub} {f} vasıtalı vergi
angelangen in {v} vasıl olmak
angelangt vasıl
angelangt sein {v} vasıl olmuş olmak
anhand [Präposition +Genetiv] vasıtasıyla
anlangen {v} [oberdt.] vasıl olmak
Anordnung des Willensvollstreckers {sub} {f} law vasiyet hükümlerini yerine getiren kimsenin talimatı
Anordnung des Willensvollstreckers {sub} {f} law vasiyeti infaz memuru kimsenin talimatı
Anordnung des Willensvollstreckers {sub} {f} law vasiyeti tenfiz memuru kimsenin talimatı
Anspruch aus Vermächtnis {sub} {m} vasiyetnameden doğan hak
die Art {sub} {f} vasıf
attribuieren {v} vasıflandırmak
die Attribuierung {sub} {f} vasıflandırma
das Attribut {sub} {n} [Grammatik] vasıf
die Attribute {sub} {pl} [Grammatik] vasıflar
Attribute anzeigen {v} [Grammatik] vasıfları göstermek
die Attributenprüfung {sub} {f} vasıf incelemesi
die Attributprüfung {sub} {f} vasıf deneyi
die Attributverwendung {sub} {f} vasıf kullanma
Auslegung eines Testaments {sub} {f} vasiyetnameyi yorumlama
Benennung des Vormundes {sub} {f} [Rechtswissenschaft] vasi tayini
die Beschaffenheit {sub} {f} vasıf
beschreiben {v} [beschrieb, hat beschrieben] vasıflandırmak
die Beschreibung {sub} {f} vasıflandırma
Bestellung als Nachlasspfleger {sub} {f} vasi olarak tayin
Bestätigung eines Testaments {sub} {f} vasiyetnamenin tasdiki
bevormunden {v} [bevormundete, hat bevormundet] vasilik etmek
bevormundend {adj} vasilik eden
die Bevormundende {sub} {f} vasil
die Bevormundung {sub} {f} vasilik
care of vasıtasıyla
der Charakter {sub} {m} vasıf
charakterisieren {v} [charakterisierte, habe charakterisiert] vasıflandırmak
die Charakterisierungen {sub} {pl} vasıflandırmalar
das Charakteristikum {sub} {n} vasıf
charakterlos {adj} vasıfsız
der Charakterzug {sub} {m} vasıf
dequalifizieren {v} vasıfsızlandırmak
direkt {adv} vasıtasız
direkte Stellvertretung {sub} {f} vasıtasız temsil
Direkte Steuer {sub} {f} [Wirtschaft] vasıtasız vergi
direkte Steuer {sub} {f} vasıtasız vergi
direkter Verbotsirrtum {sub} {m} vasıtasız yasakta yanılma
direkter Vorsatz {sub} {m} vasıtasız kast
der Direkterwerb {sub} {m} vasıtasız iktisap
das Direktmandat {sub} {n} vasıtasız vekâlet
durch {adv} vasıtasıyla
der Durchschnitt {sub} {m} [Mittelwert] vasat
der Durchschnitt {sub} {m} [im Sinne von Mittelmaß] vasati
Durchschnitt berechnen {v} vasatını almak
durchschnittlich {adj} vasati
die ABC-Kriegsführung {sub} {f} atom-biyolojik-kimyasal silahlarla savaş
adagio [Müzik] yavaş
allgemach {adj} yavaş yavaş
allmählich {adj} yavaş yavaş
am langsamsten {adj} en yavaş
die Anti-Alkoholbewegung {sub} {f} alkole savaş
atomare Kriegführung {sub} {f} nükleer savaş
atomare Kriegsführung {sub} {f} nükleer savaş
der Atomkrieg {sub} {m} nükleer savaş
die Atomkriegführung {sub} {f} nükleer savaş
die Atomkriegsführung {sub} {f} nükleer savaş
bakteriologische Kriegsführung {sub} {f} bakteriyolojik savaş
der Bewegungskrieg {sub} {m} hareketli savaş
der Blitzkrieg {sub} {m} çabuk biten savaş
blutdürstiger Krieg {sub} {m} kana susamış savaş
blutige Schlacht {sub} {f} kanlı savaş
der Bombenabwurfschacht {sub} {m} bombalı savaş
der Bote {sub} {m} kavas
breit und langsam geniş ve yavaş
der Bruderkrieg {sub} {m} savaş
bummelig [langsam] yavaş
der Bürgerkrieg {sub} {m} savaş
chemische Kriegführung {sub} {f} kimyasal savaş
chemische Kriegsführung {sub} {f} kimyasal savaş
der Kampf gegen die Armut fakirliğe karşı savaş
die Divas {sub} {pl} ünlü kadın yıldızlar
0.003s