Keine direkten Treffer gefunden für: kulakl

Deutsch Türkisch

51 indirekte Treffer gefunden für: kulakl

Deutsch Türkisch
abhorchen {v} [Herz: horchte ab, hat abgehorcht] kulaklik ile muayene
abstehende Ohrmuscheln {sub} {pl} kulakların açık kıkırdaklı kısımları
die Affenspalte {sub} {f} kulakla göz kaşı arasındaki çukurluk
der Augenbolzen {sub} {m} kulaklı cıvata
aurikuläre Hypertrophie {sub} {f} kulakla ilgili hipertansiyon
bis an die Ohren erröten kulaklarına kadar kızarmak
bis zu den Ohren erröten kulaklarına kadar kızarmak
bis über beide Ohren grinsen {ugs.} kulaklarına kadar gülmek
Bügel des Kopfhörers {sub} {m} kulaklık çubuğu yayı
das Ohr betreffend kulakla ilgili
die Fühler ausstrecken nach ... {v} {ugs.} [sich umhören] kulaklarını açık tutmak
die Ohren aufsperren kulakları açmak
die Ohren offen halten kulakları açmak
die Ohren steif halten kulakları açık tutmak
Einstellung nach dem Gehör {sub} {f} kulakla ayar
es klingt in meinen Ohren kulaklarımda zil çalıyor
etwas nicht hören lassen {v} kulaklarını tıkamak
die Eule {sub} {f} kulaklı orman baykuşu
die Fraise {sub} {f} [aus Französisch: Kinnbart bis zu Ohren] kulaklara kadar uzanan çene sakalı
der Gehörschutz {sub} {m} kulaklık
die Gehörschutzschwäche {sub} {f} kulaklık zayıflığı
gellen {v} kulakları tırmalamak
der Headset {sub} {m} kulaklık
Hut mit Ohrenklappen {sub} {m} kulaklı şapka
der Hörer {sub} {m} kulaklık
die Hörer {sub} {pl} kulaklıklar
Hörers [des~] kulaklığın
das Hörgerät {sub} {n} kulaklık
in den Ohren sausen {v} kulakları uğuldamak
in die Ohren Watte stopfen {v} kulaklarına pamuk tıkamak
in Ohren Watte stopfen {v} kulaklarına pamuk tıkamak
die In-Ohr-Kopfhörer {sub} {pl} kulaklık
der Kopfhörer {sub} {m} kulaklık
der Kopfhörer {sub} {m} kulaklıklı alıcı
die Kopfhörer {sub} {pl} kulaklıklar
der Kopfhöreranschluss {sub} {m} kulaklık bağlantısı
der Kopfhörerausgang {sub} {m} kulaklık çıkışı
der Kopfhörerbügel {sub} {m} kulaklık çubuğu yayı
die Kopfhörerschnur {sub} {f} kulaklık kordonu
der Kopfhörerstecker {sub} {m} kulaklık fişi
die Löffel {sub} {pl} [ugs.: Ohren] kulaklar
die Muschel {sub} {f} [Telefonhörer] kulaklık
der Nackenbügel {sub} {m} kulaklık tutucu
neben dem Kopfhöreranschluß an der Seite kulaklık bağlantısının yan tarafında
die Ohren {sub} {pl} kulaklar
Ohren anlegen {v} kulaklarını dikmek
Ohren anlegen {v} kulaklarını kısmak
Ohren anlegen {v} kulaklarını kıstırmak
Ohren klingeln {v} kulakları çınlamak
Ohren klingen mir kulaklarım çınlıyor
ohrenbetäubend {adj} kulakları sağır edecek
0.003s