26 direkte Treffer gefunden für: konu


77 indirekte Treffer gefunden für: konu

Deutsch Türkisch
abbringen {v} [vom Thema: brachte ab, hat abgebracht] konudan uzaklaştırmak
die Abfrageschaltung {sub} {f} konuşma devresi
die Abfragesequenz {sub} {f} konuşma sıralaması
das Abfragesignal {sub} {n} konuşma sinyali
die Abfragespannung {sub} {f} konuşma gerilimi
die Abfragesprache {sub} {f} konuşma lisanı
die Abfragestation {sub} {f} konuşma istasyonu
die Abfragestelle {sub} {f} konuşma noktası
das Abfragesystem {sub} {n} konuşma sistemi
der Abfragetakt {sub} {m} konuşma aralığı düzeni
die Abfragetaste {sub} {f} konuşma düğmesi
der Abfrageteil {sub} {m} konuşma cihazı
der Abfrageterminal {sub} {m} konuşma terminali
die Abfrageverarbeitung {sub} {f} konuşma işlemi
die Abfrageverzögerung {sub} {f} konuşma gecikimi
die Abfragevorrichtung {sub} {f} konuşma düzeni
das Abfragezeichen {sub} {n} konuşma işareti
der Abfragezyklus {sub} {m} konuşma deviri
abgehen {v} [vom Thema: ging ab, ist abgegangen] konunun dışına çıkmak
abgeschweift konu dışına çıkmış
abkommen {v} [vom Thema] konudan ayrılmak
ablenken {v} [vom Thema: lenkte ab, hat abgelenkt] konuyu değiştirmek
abschalten {v} [allgemein] konuyu bırakıp başka bir şeye konsantre olmak
abschweifen {v} [schweifte ab, ist abgeschweift] konu dışına çıkmak
abschweifen {v} [vom Thema abweichen: schweifte ab, ist abgeschweift] konudan uzaklaşmak
abschweifend {adj} konudan ayrılan
abschweifendes Denken {sub} {n} konudan uzan düşünce
die Abschweifung {sub} {f} konu dışına çıkma
die Abstimmungsglocke {sub} {f} [Unterhaus] konuşmaya başlama zili
abundant konuşmayı yineleme
abzuhalten konuşma yapılması gerekli
ad rem konuya dair
die Alalie {sub} {f} konuşma bozukluğu
die Alalie {sub} {f} konuşma yeteneğinden yoksunluk
als du sprachst konuştuğun zaman
als Sprecher tätig sein {v} konuşmacı olarak görev yapmak
als thema Tabu sein {v} konu olarak tabu olmak
am Anfang seiner Rede konuşmasının başında
amnestische Aphasie {sub} {f} konuşmayı unutmaktan ötürü konuşamama
anbringen {v} [brachte an, hat angebracht] konu açmak
die Angelegenheiten {sub} {pl} konular
angeschnitten [Thema] konuya değinme
anknüpfen {v} [knüpfte an, hat angeknüpft] konuşmaya başlamak
die Anlegung {sub} {f} konulma
anpeilend {adj} konum belirleyen
der Anrufaufzeichner {sub} {m} [Telefon] konuşma kaydedici
die Anrufzeit {sub} {f} konuşma süresi
der Ansager {sub} {m} konuşmacı
anschneiden {v} [Thema] konuyu açmak
anschneidend {adj} [Thema] konuyu açan
Ansprache halten {v} konuşma yapmak
der Absprungbalken {sub} {m} atlama balkonu
der Absprungsturm {sub} {m} atlama balkonu
aktuelles Thema {sub} {n} güncel konu
auswendig zu lernender Stoff {v} ezbere öğrenilmesi gereken konu
das Brandthema {sub} {n} {ugs.} acil konu
Das ist ein Kapitel für sich bu ayrıcalı bir konu
dringliche Angelegenheit {sub} {f} acil konu
die Ehesache {sub} {f} evlilikle ilgili yasal konu
ein anderes Paar Schuhe {ugs.} başka bir konu
ein heißes Eisen çok hassas bir konu
ein langes und breites eni konu
eine Lektion in Englisch ingilizcede bir konu
eine Sache zwischen uns beiden ikimizin arasında bir konu
einziges Thema {sub} {n} tek konu
ernsthafte Angelegenheit {sub} {f} ciddi konu
gehörig {adv} enikonu
die Hauptangelegenheit {sub} {f} ana konu
die Haupthandlung {sub} {f} esas konu
die Hauptsache {sub} {f} asıl konu
die Hauptsache {sub} {f} esas konu
das Hauptthema {sub} {n} ana konu
heikles Thema {sub} {n} tatsız konu
intime Sache {sub} {f} gizli konu
ist ein Kapitel für sich [das~] bu hususi bir konu
kontrastierendes Thema {sub} {n} tezatlık gösteren konu
kurzes Thema {sub} {n} kısa konu
0.006s