3 direkte Treffer gefunden für: ki

Deutsch Türkisch
dass [alt: daß] ki
dass [Konjunktion] ki
ja sogar ki

76 indirekte Treffer gefunden für: ki

Deutsch Türkisch
Abbau, chemischer~ {sub} {m} kimyasal ayrışma
Abbau, chemischer~ {sub} {m} kimyasal çürüme
abbauen, chemisch~ {sub} {n} kimyasal ayrıştırma
der Abbauhammer {sub} {m} [Bergwerk] kırma çekici
der Abbauhammer {sub} {m} [Bergwerk] kırıp koparma çekici
die Abbiegung {sub} {f} kıvrıntı
Abbild einer Person {sub} {n} kişinin resmi
abblenden [Scheinwerfer] kısaları yakmak
das Abblenden {sub} {n} [Auto] kısa farları yakma
das Abblendlicht {sub} {n} kısa huzmeli far
das Abblendlicht {sub} {n} kısa hüzmeli far
das Abblendlicht {sub} {n} kıza hüzmeli ışık
die Abblendung {sub} {f} kısaları yakma
abbraten {v} [briet ab, hat abgebraten] kızartma yapmak
das Abbrechen {sub} {n} kırma
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] kırmak
abbrechen {v} [brach ab, ist abgebrochen] kırılmak
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] kırılmak
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] kısaltmak
der Abbrecher {sub} {m} kıran
der Abbrechfehler {sub} {m} kırma hatası
das Abbrechklingenmesser {sub} {n} kırıcı bıçaklı çakı
Abbrennen nach chemischer Abtötung {sub} {n} kimyasal yolla imha edilip yakma
die Abbreviation {sub} {f} kısaltma
abbreviativ kısalabilen
die Abbreviatur {sub} {f} kısaltım
die Abbreviaturen {sub} {pl} kısaltımlar
abbrevieren {v} kısaltmak
die Abbrüche {sub} {pl} kırıklar
die Abbrüche {sub} {pl} kırık dökükler
abbrüchig {adj} kırılgan
das Abdechseln {sub} {n} kırpma
abdecken [Dach] kiremit döşemek
Abdeckplatte mit Spannklemmen {sub} {f} kıskaçlı örtü
abdrosseln {v} [drosselte ab, hat abgedrosselt] kısmak
die Abdrosselung {sub} {f} kısma
Abdrosselungs- kısma-
der Abendgottesdienst {sub} {m} kilisede akşam duası
der Abfall {sub} {m} kırıntı
der Abfallstoff {sub} {m} kırıntı
die Abfallstoffe {sub} {pl} kırıntılar
Abfassung von Lehrbüchern {sub} {f} kitap yazma
die Abfindungsentschädigung {sub} {f} kıdem tazminatı
die Abfälle {sub} {pl} kırpıntılar
Abgabe von Wertpapieren zum Einheitspreis kıymetli evrakın tekdüzen fiyattan teslim edilmesi
rote Linie {sub} {f} kırmızı çizgi
die Abgangsentschädigung {sub} {f} kıdem tazminatı
abgebautes Erz {sub} {n} kırık cevher
abgebrochen {adj} kırık
abgebrochen {adj} kırılmış
abgebrochen werden {v} kırılmak
12 Uhr mittags öğlen saat on iki
das Abandonrecht {sub} {n} bırakma hakkı
das Abandonrecht {sub} {n} terk etme hakkı
das Abbaurecht {sub} {n} [Erz] işletme hakkı
das Abbauschaufelrad {sub} {n} işletme döner çarkı
die Abbaustreckenförderung {sub} {f} yatay galeri sevki
die Abdankung {sub} {f} saltanatın terki
die Abdichtungsscheibe {sub} {f} tıpama diski
der Abdruck {sub} {m} baskı
Abdruck in Gestein {sub} {m} kayayı oyarak baskı
Abdruck in Wachs {sub} {m} balmumunda baskı
Abdruck kostenfrei ücretsiz baskı
das Abdrucksrecht {sub} {n} baskı hakkı
aber {adv} oysaki
aber gewiss! tabiiki
Aber selbstverständlich! tabiiki
aber sicher muhakkakki
das Abfallbeseitigungsrisiko {sub} {n} çöp bertaraf etme riski
der Abfindungsanspruch {sub} {m} tazminat alma hakkı
die Abgasabführung {sub} {f} atık gaz sevki
die Abgasführung {sub} {f} atık gaz sevki
abgedichtet {adj} sıkı
abgeklemmte Wirkung {sub} {f} bağlanarak kesilen etki
abgeleitete Relation {sub} {f} türetilen ilişki
abgenutzte Schleifscheibe yıpranmış zımpara diski
0.002s