16 direkte Treffer gefunden für: kar


77 indirekte Treffer gefunden für: kar

Deutsch Türkisch
der Aar {sub} {m} kartal
abblendbar {adj} karartılabilir
abblenden [Kamerablende] karartma yapmak
das Abblenden {sub} {n} karartma
abblenden {v} [blendete ab, hat abgeblendet] karartmak
abblendend {adj} karartan
die Abdeckungsfrequenz {sub} {f} karşılayıcı frekans
der Abdeckungsgrad {sub} {m} karşılama derecesi
der Abdomen {sub} {m} [Anatomie] karın
die Abdomenübersichtsaufnahme {sub} {f} karın emarı
abdominal karın ile ilgili
abdominale Abwehrspannung {sub} {f} karın kaslarının gerilmesi
die Abdominalangina {sub} {f} karın bölgesinde damar daralması
die Abdominalatmung {sub} {f} karından teneffüs
abdominale Atmungsform {sub} {f} karına nefes alıp verme şekli
die Abdominalepilepsie {sub} {f} karın sara nöbeti
die Abdominalfüße {sub} {pl} karın ayakları
die Abdominalmigräne {sub} {f} karın bölgesi migreni
der Abdominalpuls {sub} {m} karında hissedilen nabız
der Abdominalreflex {sub} {m} karın refleksi
die Abdominalrippen {sub} {pl} karın kaburgaları
der Abdominalschmerz {sub} {m} karın ağrısı
die Abdominalschmerzen {sub} {pl} karın ağrıları
die Abdominalschwangerschaft {sub} {f} karın boşluğu gebeliği
die Abdominalsegmente {sub} {pl} karın bölümleri
abdominell karın ile ilgili
abdominelle Aktinomykose {sub} {f} karının sağ alt tarafının sertleştiği kronikleşebilen bir hastalık
abdominelle Implantationen {sub} {f} karında nakil
die Abdominozentese {sub} {f} karın ponksiyonu
die Abdominozentese {sub} {f} karından iğne ile noktalama
abdominozystisch {adj} karın ve idrar yolu ile ilgili
abdunkeln {v} [dunkelte ab, hat abgedunkelt] karartmak
die Abdunkelung {sub} {f} karartma
abgeben {v} [Urteil: gab ab, hat abgegeben] karar vermek
abgeblendet {adj} karartılmış
abgedunkelt {adj} karartılmış
abgeglichene Daten {sub} {pl} karşılaştırılmış veriler
abgemacht {adj} kararlaştırılmış
abgestufter Springer {sub} {m} [Cembalo] karşılıklı manşon
der Abgleich {sub} {m} karşılaştırma
abgleichen {v} [gleichte ab, hat abgeglichen] karşılaştırmak
die Abgleichung {sub} {f} karşılaştırma
abhelfen {v} [half ab, hat abgeholfen] karar düzeltmek
abholen {v} [holte ab, hat abgeholt] karşılamak
die Abholung {sub} {f} karşılama
die Abholzeit {sub} {f} karşılama
Abhängigkeit, gegenseitige~ {sub} {f} karşılıklı bağımlılık
der Abhängigkeitsblock {sub} {m} karşılıklı bağımlı grup
abkariert [Textil] karelenmiş
Abkommen betreffend die Rechte und Pflichten der neutralen Mächte im Falle eines Landkriegs kara savaşı anında bağımsız güçlerin hak ve görevleri hakkında anlaşma
ablandig [Seemannssprache] karadan denize doğru esen rüzgâr
die Ableugnung {sub} {f} inkâr
die Abrede {sub} {f} inkâr
abständig {adj} inkâr
der Abteilungsgewinn {sub} {m} ilgili bölüme ait kâr
alle Wege führen nach Rom bütün yollar romaya çıkar
alle Zimmer führen zum Flur tüm odalar salona çıkar
allein stehend {adv} bekâr
Allein stehende {sub} {f} bekâr
Allein stehender {sub} {m} bekâr
alleinstehend {adj} [ledig] bekar
der Alleinstehender {sub} {m} bekar
die Anfechtung {sub} {f} inkâr
angefallener Gewinn {sub} {m} birikmiş kar
angefallener Gewinn {sub} {m} tahakkuk etmiş kar
anhänglich {adj} vefakâr
anspruchlos {adj} kanaatkâr
anspruchslos {adj} kanaatkâr
anspruchsloser {adj} daha kanaatkâr
anspruchsloseste {adj} en kanaatkâr
anwachsendes Gesamtergebnis {sub} {n} artan kâr
anzündet yakar
der Arbeitsknecht {sub} {m} hizmetkâr
arglistig {adj} hilekâr
der Arglistiger {sub} {m} hilekâr
arme Sünderin {sub} {f} [weiblich] zavallı günahkâr
armer Sünder {sub} {m} zavallı günahkâr
0.005s