Keine direkten Treffer gefunden für: ho

Deutsch Türkisch

77 indirekte Treffer gefunden für: ho

Deutsch Türkisch
abgeneigt hoşnutsuz
abgeneigt machen {v} hoşnutsuz yapmak
abgeneigt machend {adj} hoşnutsuz yapan
abgeneigt sein etwas zu tun {v} hoşnut olmadan bir şey yapmak
die abgeneigte {sub} {pl} hoşnutsuz
der Abgeneigter {sub} {m} hoşnutsuz
das abgeneigtes {sub} {n} hoşnutsuz
abneigen {v} [neigte ab, hat abgeneigt] hoşlanmamak
die Abneigung {sub} {f} hoşlanmama
die Abneigungen {sub} {pl} hoşlanmamalar
Abneigungs- hoşlanmama-
Abteilung Niederlandische Entwicklungshelfer {sub} {f} Hollanda gelişmekte olan ülkelere yardım dairesi
der Abzocker {sub} {m} hortumcu
die Abzocker {sub} {pl} hortumcular
die Abzockerin {sub} {f} [weiblich] hortumcu
die Abzockerinnen {sub} {pl} [weiblich] hortumcular
der Achselblick {sub} {m} hor bakış
die Acker-Steinsame {sub} {f} hodançiçeği
das Acousmonium {sub} {n} [Lautsprecherorchester] hoparlör orkestrası
ade hoşça kal
die Adventitia {sub} {f} [Anatomie] hortum şeklindeki organların dış tabakası
die Adventitialhülle {sub} {f} hortum şeklindeki organların dış tabakası
als Annehmlichkeit hoşluk olarak
als Grabgespens umherwandeln hortlamak
der Amarant {sub} {m} [Pflanze] horozibiği çiçeği
das Amsterdam {sub} {n} Hollanda‚nın başkenti
amüsant {adj} hoş vakit geçirten
das Amüsement {sub} {n} hoş vakit geçirme
an etwas Gefallen finden {v} hoşlanmak
anbrummen {v} [brummte an, hat angebrummt] homurdanmak
angehüpft {adv} hoplaya zıplaya
angehüpft kommen {v} hoplaya zıplaya gelmek
angenehm {adj} hoş
angenehm finden {v} hoş bulmak
angenehme Zeit verbringen {v} hoş vakit geçirmek
angenehme Leute {sub} {pl} hoş insanlar
angenehme Person {sub} {f} hoş kişi
angenehme Stimme {sub} {f} hoş ses
angenehme Zeit {sub} {f} hoş vakit
angenehme Zeit verbringen {v} hoş vakit geçirmek
angenehmer Abend {sub} {m} hoş akşam
angenehmer Geruch {sub} {m} hoş koku
angenehmes Wesen {sub} {n} hoş yaratık
die Angenehmheit {sub} {f} hoşluk
angeregtes Gespräch {sub} {n} hoş muhabbet
annehmbar {adj} hoş
annehmbares Wetter {sub} {n} hoş hava
annehmlich {adj} hoş
die Annehmlichkeit {sub} {f} hoşluk
die Annehmlichkeiten {sub} {pl} hoşluklar
anschmachten {v} hoşuna gitmek
Abkommen über den Gazastreifen und das Gebiet von Jericho {sub} {n} Gazze şeridi ve eriha bölgesi hakkında anlaşma
die Ablaktationsdiarrhö {sub} {f} [Med.] ana sütünden kesilme nedeni ile ishal
die Agalorrhoe {sub} {f} emzirme döneminde süt gelmemesi
die Algomenorrhoe {sub} {f} ağrılı kanama
automatisches Echo {sub} {n} otomatik yankı
das Begrenzungsecho {sub} {n} sınırlama yankısı
das Bezugsecho {sub} {n} mukayese yankısı
das Bildschirmecho {sub} {n} ekran yankısı
das Bodenecho {sub} {n} taban yankısı
die Dauerecho {sub} {f} sürekli eko
die Diarrhoe {sub} {f} [Med.] diyare
die Diarrhoe {sub} {f} [Med.] kalın bağırsakların sık sıvı boşaltısı,ishal
die Diarrhö {sub} {f} [Med.: Diarrhöe] amel
die Diarrhö {sub} {f} [Med.: Diarrhöe] diyare
die Diarrhö {sub} {f} [Med.: Diarrhöe] ishal
die Amenorrhoe {sub} {f} amenore
das Druckerecho {sub} {n} baskı yankısı
die Dysmenorrhoe {sub} {f} adet ağrısı
die Dysmenorrhoe {sub} {f} dismenore
Echo [griechische Bergnymphe] yankı
das Echo {sub} {n} [figürlich: Anklang] beğeni
das Echo {sub} {n} [figürlich: Anklang] rağbet
das Echo {sub} {n} aksi
das Echo {sub} {n} aksi seda
das Echo {sub} {n} eko
das Echo {sub} {n} fikir taklitçisi
0.003s