11 direkte Treffer gefunden für: haz


77 indirekte Treffer gefunden für: haz

Deutsch Türkisch
abgeneigt haz etmeyen
der Abrichtbetrag {sub} {m} hazırlama süreci
der Abrichtblock {sub} {m} hazırlama grubu
Abwertung auf Fertigerzeugnisse hazır ürünlerde devalüasyon
abwesend {adj} hazır bulunmayan
abwesend sein {v} hazır bulunmamak
die Abwesenheitsliste {sub} {f} hazır bulunmayanlar listesi
die Abwesenheitszeit {sub} {f} hazır bulunmama zamanı
die Achylie {sub} {f} [das Fehlen von Verdauungssäften, besonders im Magen] hazım usaresinin noksanlığı
der Adam {sub} {m} Hazreti Adem
der Alarm {sub} {m} hazır ol
alarmbereit {adj} hazır bekleyen
alarmbereit {adj} hazırda
anbahnen {v} [bahnte an, hat angebahnt] hazırlamak
die Anbahnung {sub} {f} hazırlama
die Anbahnungen {sub} {f} hazırlamalar
die Anhedonie {sub} {f} haz verici şeylerden haz duyamama
die Anlaufzeit {sub} {f} hazırlanma süresi
anlegen {v} [planen] hazırlamak
anmachen {v} [Salat] hazırlamak
anstrichfertige Farbe {sub} {f} hazır karışık boya
anwesend {adj} hazır
anwesend {adj} hazır bulunma
anwesend sein {v} hazır bulunmak
die Anwesende {sub} {f} hazır bulunan
die Anwesende {sub} {pl} hazır bulunanlar
Anwesende ausgenommen hazır bulunanlar hariç
Anwesende sind ausgenommen hazır bulunanlar hariç
die Anwesenden {sub} {pl} [den] hazır bulunanlara
der Anwesender {sub} {m} hazır bulunan
der Anwesender {sub} {m} hazır olan
die Anwesenheit {sub} {f} hazır bulunma
die Anwesenheit {sub} {f} hazır bulunuş
die Anwesenheit {sub} {f} hazır olma
die Anwesenheitspflicht {sub} {f} hazır bulunma yükümlülüğü
die Anwesenheitspflicht {sub} {f} hazır bulunma zorululuğu
die Anwesenheitsprämie {sub} {f} hazır bulunma primi
die Anwesenheitsvergütung {sub} {f} hazır bulunma ödemesi
das Anwesenheitsverhältnis {sub} {n} hazır bulunma oranı
anzetteln {v} hazırlamak
Anzug von der Stange hazır elbise
Anzug von der Stange {sub} {m} hazır elbise
arbeitet aus [er, sie, es~] hazırlıyor
das Arrangement {sub} {n} hazırlama
die Assistenz {sub} {f} hazır bulunma
auf dem Posten bleiben {v} hazır bulunmak
auf dem Posten sein {v} hazır olmak
auf etwas gefasst sein {v} hazır olmak
Auf gehts! hazır olun
auf kaltem Fuß erwischen hazırlıksız yakalamak
aufbereiten {v} [bereitete auf, hat aufbereitet] hazırlamak
die Abschirmung {sub} {f} parazit giderici cihaz
der analog-digital-Wandler {sub} {m} elektronik cihaz
das Anzeigegerät {sub} {n} gösterici cihaz
der Apparat {sub} {m} cihaz
Apparat mit auswechselbarer Frequenz {sub} {m} frekans değiştirici cihaz
die Apparatur {sub} {f} cihaz
der Aspirator {sub} {m} dumanı çeken cihaz
das Astrolabium {sub} {n} yıldızın yüksekliğini ölçen cihaz
audiovisuelle Anlage {sub} {f} görsel işitsel cihaz
der Aufnahmeapparat {sub} {m} alıcı cihaz
das Aufnahmegerät {sub} {n} alıcı cihaz
die Aussteuer {sub} {f} cihaz
das Bedienteil {sub} {n} işletici cihaz
der Bildplattenspieler {sub} {m} film ve ses gösterici cihaz
der Bildplattenspieler {sub} {m} resim gösterici cihaz
das Bildschirmgerät {sub} {n} ekranlı cihaz
der Blasensteinzertrümmerer {sub} {m} idrar yolu taşlarını kırıcı cihaz
die Brennstoffzelle {sub} {f} hidrojen ve oksijend enelektrik akımı veren cihaz
der Dampferzeuger {sub} {m} buhar istihsal eden cihaz
der Demodulator {sub} {m} alıcılarda alçak frekansı yüksek frekansa çevirmeye yarayan cihaz
das Detektionsgerät {sub} {n} algılayıcı cihaz
der Digital-analog-Wandler {sub} {m} elektronik cihaz
das Douglaskop {sub} {n} [Med.] rektum ile rahim arasındaki boşluğu muayene etmeye yarayan cihaz
das Ebullioskop {sub} {n} bir cismin kaynama noktasını belirlemeye yarayan cihaz
der Elektroartikel {sub} {m} elektrikle çalışan cihaz
elektronisches Aggregat {sub} {n} elektronik cihaz
0.007s