Keine direkten Treffer gefunden für: hastal

Deutsch Türkisch

51 indirekte Treffer gefunden für: hastal

Deutsch Türkisch
die Abasie {sub} {f} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abatisch {adj} hastalıktan yürüyecek hali olmama
abbeten {v} [betete ab, hat abgebetet] hastalığı okumak
Abwesenheit von Krankheitserregern {sub} {f} hastalık geçiricilerin bulunmaması
Abwesenheit wegen Krankheit {sub} {f} hastalık nedeniyle bulunamama
Abwesenheitszeiten wegen Krankheit {sub} {pl} hastalık dolayısıyle devamsızlık zamanları
die Aerotherapie {sub} {f} [Med.] hastaları hava ile iyileştirme methodu
die Agglutinin {sub} {f} [Med.] hastalık mikroplarını kümleştiren madde
die Aggravation {sub} {f} hastalık belirtilerini dramatik şekilde anlatma
das Aggressin {sub} {n} hastalık yapan bakterilerin metabolizma mahsülü
die Agriothymie {sub} {f} hastalık derecesinde gaddarlık
Akzentuierung prämorbider Persönlichkeitszüge {sub} {f} hastalık öncesi kişilik özelliklerinin belirginleşmesi
allgemeines Befinden von Patienten verbessern {sub} {n} hastaların genel durumunu düzeltmek
Allomorphose hastalıktan değişim
der Allopath {sub} {m} hastalığa karşı hastalıkla tedavi eden doktor
die Allopathie {sub} {f} hastalığa karşı hastalıkla tedavi etme
an einer Krankheit laborieren {v} hastalıktan çekmek
die Anamnese {sub} {f} [Med.] hastalığın seyrinin anlatılması
die Anfall {sub} {f} [Med.] hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalaık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalık bunalımı
der Anfall {sub} {m} hastalık nöbeti
der Anfall {sub} {m} hastalığa tutulma
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık tutmak
anfallen {v} [fiel an, hat angefallen] hastalık yakalamak
anfallsartig {adj} hastalk nöbetine benzer
die Anfälligkeit {sub} {f} hastalığa yakalanmaya eğilimlilik
anlässlich der Krankheit hastalık nedeniyle
anlässlich Krankheit hastalık nedeniyle
anstecken {v} [Krankheit] hastalık bulaştırmak
anstecken {v} [Krankheit] hastalık geçirmek
anstecken {v} [Krankheit] hastalık yaymak
anstecken {v} [sich] hastalık bulaşmak
die Ansteckungsgefahr {sub} {f} hastalık geçme tehlikesi
die Ansteckungsgefahren {sub} {pl} hastalık geçme tehlikeleri
ansteckungsverdächtiges Geflügel {sub} {n} hastalık geçme tehlikesi olan kabatlı hayvan
ansteckungsverdächtiges Tier {sub} {n} hastalık geçme tehlikesi olan hayvan
Anwendungen des Patienten {sub} {pl} hastalara yapılan uygulamalar
Anwendungen für Patienten {sub} {pl} hastalar için uygulamalar
die Anzeigeptlicht {sub} {f} hastalık bildirme zorunluluğu
apathogen {adj} hastalığa sebebiyet vermeyen
Arbeitsgruppen zur Unterstützung von Patienten {sub} {f} hastalarlı desteklemek amacıyla grubu
die Athologie {sub} {f} [Med.] hastalık nedenlerini araştıran hekimlik kolu
auf jemanden eine Krankheit übertragen {v} hastalığı başkasına geçirmek
auf Nase liegen {v} hastalıktan dolayı yatmak
Ausbreitung der Krankheit hastalığın genişlemesi
Ausbreitung der Krankheit hastalığın yayılması
Ausbreitung Krankheit {sub} {f} hastalığın genişlemesi
Ausbreitung Krankheit {sub} {f} hastalığın yayılması
Ausbruch einer Krankheit {sub} {m} hastalık patlak vermesi
Ausfallzeit bei Krankheit {sub} {f} hastalıkta devamsızlık süresi
0.004s