Keine direkten Treffer gefunden für: hakk

Deutsch Türkisch

52 indirekte Treffer gefunden für: hakk

Deutsch Türkisch
abgelten {v} [Geld: galt ab, hat abgegolten] hakkını ödemek
abgeltend {adj} hakkı ödenen
die Abtretung {sub} {f} [Juristisch] hakkından vazgeçme
der Abtretender {sub} {m} hakkını çüncü şahsa devereden
Abtretung eines Anrechts {sub} {f} hakkından vazgeçme
das Anrecht {sub} {n} hakkı olma
Anspruch abtreten {v} hakkından feragat etmek
Anspruch anerkennen {v} hakkını tanımak
Anspruch anmelden {v} hakkını talep etmek
Anspruch aufgeben {v} hakkından vazgeçmek
Anspruch aufrechterhalten {v} hakkında ısrar etmek
Anspruch befriedigen {v} hakkını vermek
Anspruch begründen {v} hakkını ispatlamak
Anspruch durchsetzen {v} hakkını almak
Anspruch einreichen {v} hakkını talep etmek
Anspruch erfüllen {v} hakkı ifa etmek
Anspruch erfüllen {v} hakkı yerine getirmek
Anspruch fallenlassen {v} hakkından vazgeçmek
Anspruch geltend machen {v} hakkını talep etmek
Anspruch haben {v} hakkı olmak
die Anspruchsbefriedigung {sub} {f} hakkı verme
die Anspruchsverjährung {sub} {f} hakkın zaman aşımı
das Anwesenheitsgeld {sub} {n} hakkıhuzur
auf der Seite des Rechts hakkın yanında
auf die er Anspruch hat hakkı olan şeyde
auf sein Recht pochen {v} hakkında ısrar etmek
auf sein Recht verzichten {v} hakkından feragat etmek
Ausschlagung eines Rechtes {sub} {f} [Rechtswissenschaft] hakkından cayma
der Ätznadel {sub} {m} hakkak kalemi
beanspruchen {v} hakkı olmak
beanspruchend {adj} hakkı olan
belehren {v} [belehrte, hat belehrt] hakkı ihtar etmek
die Belehrung {sub} {f} hakkı ihtar etme
berechtigt {adj} hakkı olan
das Berechtigungsalter {sub} {n} hakka sahip olma yaşı
beschlagnahmen {v} [beschlagnahmte, hat beschlagnahmt] hakketmek
beschwatzen {v} [beschwatzte, habe beschwatzt] hakkında atıp tutmak
betreffend {adj} hakkında
betreffs [Präposition] hakkında
bewältigen {v} [Schwierigkeit: bewältigte, hat bewältigt] hakkından gelmek
bzgl. {adj} [bezüglich] hakkında
bezüglich {adj} hakkında
billig [altertümlich: gerecht] hakkaniyetli
billigermaßen {adv} hakkıyla
billigerweise {adv} hakkıyla
die Billigkeit {sub} {f} [veraltet: Berechtigung] hakkaniyet
die Billigkeitsgründe {sub} {pl} hakkaniyet kuralları
dahin gestellt sein lassen {v} hakkında karar vermek
darüber {adv} hakkında
davon {adv} hakkında
die Diäten {sub} {pl} [Politik] hakkı huzur
die Planungsservitut {sub} {f} planlama irtifak hakk
0.006s