3 direkte Treffer gefunden für: bitki


77 indirekte Treffer gefunden für: bitki

Deutsch Türkisch
ab sein {v} bitkin olmak
abasisch {adj} bitkin
abbrausen {v} [brauste ab, hat abgebraust] bitkilere su serpmek
abgekämpft {adj} [allgemein] bitkin
abgekämpft bitkin
abgeschlagen {adj} bitkin
abgeschlagenen Eindruck machen {v} bitkin gibi görünmek
abgeschlagenen Eindruck machen {v} bitkinmiş gibi görünmek
die Abgeschlagenheit {sub} {f} bitkinlik
abgespannt {adj} bitkin
die Abgespanntheit {sub} {f} bitkinlik
abgetakelt {ugs.} [heruntergekommen] bitkin
abhäufeln {v} bitkileri kışın koruyan artıkları bertaraf etme
abkämpfen {v} [kämpfte ab, hat abgekämpft] bitkin düşmek
abkämpfen, sich {v} bitkin düşmek
der Ableger {sub} {m} bitkilerden çoğalan çim
die Ableger {sub} {pl} bitkilerden çoğalan çimler
abschlaffen {v} [schlaffte ab, ist abgeschlafft] bitkinleşmek
die Agrobakterie {sub} {f} bitki bakterisi
die Albümin {sub} {f} [Med.] bitki ve hayvanların doku ve sıvılarında bulunan karbon,oksijen,azot,hidrojen ve kükürt bileşimi madde
alle [Zustand] bitkin
alle sein {ugs.} bitkin düşmek
am Ende sein {ugs.} bitkin olmak
angegriffen [geschwächt] bitkin
angegriffen aussehen {v} bitkin görünmek
angegriffenes Herz {sub} {n} bitkin kalp
die Angegriffenheit {sub} {f} bitkinlik
angeschlagen [ugs.: erschöpft] bitkin
angeschlagen aussehen {v} bitkin görünmek
anpfahlen {v} [pfahlte an, hat angepfahlt] bitkiyi büyüyebilmesi için yanına dikilen direğe bağlamak
der Antipode {sub} {m} bitki dölünde yumurta hücresinin küçük karşı hücresi
die Antipoden {sub} {pl} bitki dölünde yumurta hücresinin küçük karşı hücreleri
der Apatosaurier {sub} {m} [pflanzenfressender Dinosaurier] bitki ile beslenen dinozorlar
apikal {adj} [Pflanze] bitkinin kısmında olan
aufgelöst [erschöpft] bitkin
ausgebrannt sein bitkin olmak
ausgelaugt {adj} bitkin
ausgelaugt sein {v} bitkin olmak
ausgezehrt {adj} [entkräftet] bitkin
die Ausgezehrtheit {sub} {f} bitkinlik
das Auxin {sub} {n} bitki gelişmesini sağlayan organik bileşim
die Auxine {sub} {pl} bitki gelişmesini sağlayan organik bileşimler
die Bachblüte {sub} {f} bitki çiçeği usaresi
die Bachblüten {sub} {pl} [Auszüge] bitki çiçekleri ekstraktları
die Bachblüten {sub} {pl} bitki çiçekleri
die Bachblütenauszüge {sub} {pl} bitki çiçekleri usareleri
die Bachblütentherapie {sub} {f} bitki çiçekleri terapisi
der Baldrian {sub} {m} bitkisel sakinleştirici
bepflanzen {v} [bepflanzte, hat bepflanzt] bitki dikmek
bepflanzt [er, sie, es~] bitki dikiyor
die Bepflanzung {sub} {f} [Aktion] bitki dikme
achlamydeisch {adj} çiçek örtüsü olmayan bitki
die Ackergrindkraut {sub} {f} [Ackerskibiose] iki ayakkabı yüksekliğinde mayıs ve eylül arası biten mavi çiçekli bitki
die Aderminz {sub} {f} nane türü bitki
die Adonidin {sub} {f} bir bitki
der Aerophyt {sub} {m} başka bitki üstünde yaşayan bitki
die Aglei {sub} {f} çift üçlü bir bitki
die Alloe {sub} {f} nilüfer cinsi bitki
die Annattostrauch {sub} {f} besinlere renk veren bitki
aromatische Pflanze {sub} {f} aromatik bitki
aromatisches Kraut {sub} {n} aromatik bitki
der Aronstab {sub} {m} zehirli bitki
die Arzneipflanze {sub} {f} ilaç yapımında kullanılan bitki
die Arzneipflanze {sub} {f} şifalı bitki
bewurzelte Pflanze {sub} {f} çimlenen bitki
das Bitterkraut {sub} {n} acı bitki
die Blattpflanze {sub} {f} yapraklı bitki
der Blattsalat {sub} {m} yaprağı salata olan bitki
blühende Pflanze {sub} {f} çiçeklenmiş bitki
die Blütenpflanze {sub} {f} çiçekli bitki
das Bollengewächs {sub} {n} soğanlı bitki
das Dauergewächs {sub} {n} uzun ömürlü bitki
die Digitalis {sub} {f} [Med.] çiçekleri eldiven parmağı gibi olan zehirli bir bitki
der Doldenblütler {sub} {m} [aus der Ordnung der Doldenblütler] salkım bitki
der Doldenblütler {sub} {m} [Doldengewächs] salkımsı bitki
das Doldengewächs {sub} {n} salkımsı bitki
die Eberwurz {sub} {f} dikenli bitki
0.004s