2 direkte Treffer gefunden für: bi


77 indirekte Treffer gefunden für: bi

Deutsch Türkisch
ab sein {v} bitkin olmak
der Abandon {sub} {m} bırakma
abandonnieren {v} [abandonnierte, hat abandonniert] bırakmak
die Abandonnierung {sub} {f} bırakma
das Abandonrecht {sub} {n} bırakma hakkı
der Abandonrevers {sub} {m} bırakma beyannamesi
die Abart {sub} {f} bir başka çeşit
abasisch {adj} bitkin
Abbau der Schneide {sub} {m} bıçağın sökülmesi
Abbaubarkeit, biologische~ {sub} {f} biyolojik ayrışabilme
abbauen {v} [Vorurteile] bırakmak
das Abbausyndrom {sub} {n} biyolojik zayıf düşme sendromu
abbefehlen {v} bir kişiyi emirle çağırmak
abbeißen {v} bir parçasını ısırarak koparmak
abbekommen {v} [abkriegen] bir şeyden payını almak
abbohren {v} [bohrte ab, hat abgebohrt] bir boydan bir boya delik delmek
abbrausen {v} [brauste ab, hat abgebraust] bitkilere su serpmek
abbrechen {v} [brach ab, hat abgebrochen] bırakmak
der Abbrechen-Button {sub} {m} bilgisayarda yarıda kesme işlevi grafik öğe
der Abbruch {sub} {m} bırakma
die Abendmahlsgemeinschaft {sub} {f} birlikte akşam yemeği
Abenteuer für eine Nacht {sub} {n} bir geceliğine macera
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir daha
abermals {adj} [nochmals, wiederum] bir kere daha
abfahren lassen bir araçla bir yeri baştan sona dolaşmak
Abfahrt eines Schiffes {sub} {f} bir geminin kalkışı
Abfall von einem Amt {sub} {m} bir görevden ayrılmak
die Abfallstoff {sub} {f} [Med.] bir maddede kalan miktar
Abfallstoffe, biologische~ {sub} {pl} biyolojik çöp maddeleri
abfinden {v} [sich mit etwas ~] bir şeye katlanmak
Abfindung bei Beendigung eines Arbeitverhältnisses {sub} {f} bir işten çıkarma durumunda tazminat verme
abfordern {v} [forderte ab, hat abgefordert] birisinden bir şey istemek
die Abfrageeinheit {sub} {f} bilgi istek ünitesi
die Abfrageeinrichtung {sub} {f} bilgi istek düzeneği
das Abfrageendgerät {sub} {n} bilgi istek aleti
die Abfrageerregung {sub} {f} bilgi istek uyarımı
die Abfragefernsprecher {sub} {f} bilgi alma telefonu
die Abfragefrequenz {sub} {f} bilgi alma frekansı
der Abfragekanal {sub} {m} bilgi edinme kanalı
der Abfrageknoten {sub} {m} bilgi edinme düğümü
die Abfragekode {sub} {f} bilgi edinme kodu
die Abfragekonsole {sub} {f} bilgi alma konsolu
der Abfragekreis {sub} {m} bilgi edinme devresi
das Abfragekriterium {sub} {n} bilgi edinme kriteri
die Abfrageleitung {sub} {f} bilgi edinme hattı
die Abfragemaschine {sub} {f} bilgi edinme mekinesi
das Abfragemedium {sub} {n} bilgi edinme unsuru
der Abfragemodus {sub} {m} bilgi edinme tarzı
der Abfragemodus {sub} {m} bilgi edinme yöntemi
die Abfragemöglichkeit {sub} {f} bilgi edinme olanağı
die Abfrageprüfung {sub} {f} bilgi derecesini ölçmek
1000 fach {sub} {ugs.} herkeste olan şey, kızılay dağıtmış gibi {sub} {ugs.}
ab Kai verzollt rıhtımdan itibaren gümrüğe tabi
abakterielle Cholezystitis {sub} {f} [Med.] bakteriye bağlı olmayan safrakesesi iltihabı
abakterielle Glomerulonephritis {sub} {f} [chronische Niereninfsuffizienz] bakteri ile ilişiksiz kronik böbrek iltihabı
der Abbauverlust {sub} {m} maden işleme kaybı
das Abblaseabsperrventil {sub} {n} püskürtmeyi durdurma supabı
der Abblasebehälter {sub} {m} püskürtme kabı
das Abblaseventil {sub} {n} [ins Freie] boşluğa boşaltma supabı
das Abblaseventil {sub} {n} [Wassersystem] su boşaltma supabı
das Abblaseventil {sub} {n} püskürtme supabı
das Abblasventil {sub} {n} boşaltma supabı
der Abbohrer {sub} {m} taş matkabı
der Abbrand {sub} {m} [Metallurgie] eritme kaybı
der Abbrand {sub} {m} [Schweißelektrode] aşınma kaybı
Abbrand, beschleunigter~ {sub} {m} hızlanmış eritme kaybı
die Abbruchmannschaft {sub} {f} yıkım ekibi
der Abbruchtrupp {sub} {m} yıkım ekibi
das Abc-Buch {sub} {n} alfabe kitabı
das Abdampfgehäuse {sub} {n} atık buhar kabı
das Abdampfungsgefäß {sub} {n} buharlaşma kabı
das Abdampfventil {sub} {n} atık buhar supabı
der Abdampfverlust {sub} {m} atık buhar kaybı
das Abenteuerbuch {sub} {n} macera kıtabı
das Abenteuerbuch {sub} {n} serüven kitabı
aber ja! öyle tabi
die Abfahrtsstrecke {sub} {f} koşu etabı
0.004s