4 direkte Treffer gefunden für: ak

Deutsch Türkisch
rein {adj} ak
unbefleckt {adj} ak
weiß {adj} ak
das Weißes {sub} {n} ak

77 indirekte Treffer gefunden für: ak

Deutsch Türkisch
der Aasgeier {sub} {m} akbaba
die Abdrift {sub} {f} akıntı eğimi
die Abdrift {sub} {f} akıntı zaviyesi
die Abdrückprobe {sub} {f} [Wasserdruck] akma testi
die Abdrückprüfung {sub} {f} [Abflussrohre] akma testi
der Abend {sub} {m} [Spätnachmittag] akşam
der Abend {sub} {m} akşam
die Abendandacht {sub} {f} akşam duası
die Abendandacht {sub} {f} akşam ibadeti
die Abendandachten {sub} {pl} akşam duaları
die Abendandachten {sub} {pl} akşam ibadetleri
die Abendanimation {sub} {f} akşam gösterisi
die Abendanimation {sub} {f} akşam neşelendirmesi
die Abendaufführung {sub} {f} akşam gösterisi
der Abendausflug {sub} {m} akşam gezintisi
die Abendausgabe {sub} {f} akşam baskısı
die Abendausgabe {sub} {f} akşam yayımlaması
die Abendbesuchszeit {sub} {f} akşam ziyaret saati
das Abendblatt {sub} {n} akşam gazetesi
das Abendbrot {sub} {n} akşam yemeği
Abendbrot essen {v} akşam yemeği yemek
die Abendbörse {sub} {f} akşam borsası
die Abenddämmerung {sub} {f} akşam alaca karanlığı
die Abende {sub} {pl} akşamları
Abende mit Lesen ausfüllen akşamları okumakla geçirmek
das Abendessen {sub} {n} akşam yemeği
die Abendessen {sub} {pl} akşam yemekleri
Abendessen inbegriffen {v} akşam yemeği dahil
der Abendfalter {sub} {m} akı uçan bir kelebek cinsi
die Abendfarbe {sub} {f} akşam nüansı
die Abendfortbildungsschule {sub} {f} akşam okulu
die Abendfriede {sub} {f} akşam huzuru
abendfüllend [Film] akşam boyu
abendfüllendes Programm {sub} {n} akşam boyu program
das Abendgebet {sub} {n} akşam duası
das Abendgebet {sub} {n} akşam namazı
der Abendgebetsruf {sub} {m} akşam ezanı
das Abendgeläut {sub} {n} akşam çanı
die Abendgesellschaft {sub} {f} akşam gösterimi
die Abendglocke {sub} {f} [Kirche] akşam çanı
das Abendgymnasium {sub} {n} akşam lisesi
die Abendkarte {sub} {f} akşam kartı
die Abendkasse {sub} {f} akşam seansından elde edilen gelir
die Abendklasse {sub} {f} akşam sınıfı
die Abendklassen {sub} {pl} akşam sınıfları
die Abendkleider {sub} {pl} akşam tuvaletleri
die Abendkleidung {sub} {f} akşam elbisesi
die Abendkleidung {sub} {f} akşam giyimi
der Abendkurs {sub} {m} akşam kursu
die Abendkurse {sub} {pl} akşam kursları
der Abendkursus {sub} {m} akşam dersi
(wild) ins Kraut schießen {v} [stark zunehmen / wachsen; sich schnell verbreiten] hemen yayarak çoğaltmak [örneğin bir lafı yayarak büyütmek]
100-prozentige Beteiligung {sub} {f} yüzde yüz iştirak
5 Kilo schwer sein {v} beş kilo ağırlığında olmak
50 Meter hoch sein 50 metre yüksekliğinde olmak
70 Kilo wiegen 70 kilo ağırlığında olmak
aalen {v} [aalte, hat gealt] yan gelip yatmak
aalen, sich~ {v} sere serpe uzanmak
aalen, sich~ {v} uzanmak
aalglatt {adj} kaypak
aasen {v} [aaste, hat geast] har vurup harman savurmak
aasen {v} müsrif olmak
ab Lager verkaufen ardiyede satmak
ab Lager übernehmen antrepoda teslim almak
ab Lager übernehmen ardiyede teslim almak
ab Lager übernehmen depoda teslim almak
ab morgen gerechnet yarından itibaren hesaplayarak
ab sein {v} ayrılmış olmak
ab sein {v} ayrı olmak
ab sein {v} bitkin olmak
ab sein {v} kopmuş olmak
ab sein {v} uzakta bulunmak
ab- und aufspulen {v} çözüp dolamak
ab vom Schuss hedeften uzak
der Abakus {sub} {m} abak
abandonnieren {v} [abandonnierte, hat abandonniert] bırakmak
abankern {v} demir almak
0.005s